DALAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dalan" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. dalan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dalan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dalan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DALANCILIK, DALANDİKEN

8 harfli kelimeler

DALANMAH, DALANMAK

7 harfli kelimeler

DALANCA, DALANCI, DALANIŞ, DALANMA

6 harfli kelimeler

DALANÇ, DALANG

5 harfli kelimeler

DALAN

Bazı kelimelerin anlamları

DALAN

Lobi. Biçim, şekil.

DALANÇ

Mantık: Sözünde dalanç yok.

DALANDİKEN

Isırgan otu.

DALANMA

Dalanmak işi.

DALANCA

Isırgan otu.

DALANCILIK

Lobicilik.

DALANIŞ

Dalanma işi.

DALANCI

Lobici.

DALANMAK

Dalama işine konu olmak. Çatmak, kavga çıkarmak istemek. Azarlanmak, hakarete uğramak. Araştırmak. Bir şey bulaşmış hale gelmek, sarılmak: Dikene dalandım.

DALANG

Cava gölge oyunu ustası.

DALANMAH

Aç hayvan her yere burnunu sokmak. Azarlanmak, hakarete uğramak.

  -   -   -  

Anlamında DALAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞDALANMA

Ağdalanmak işi.

DALGIN

Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.

FEYİZLENMEK

Feyzalıp aydınlanmak, faydalanmak.

ANİS

Yaprağından ve meyvasından yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç.

LOBİCİ

Çıkarları ortak olan grupların temsilcisi, dalancı.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

LOBİCİLİK

Lobici olma durumu, dalancılık.

LOBİ

Bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk, dalan. Bazı ortak çıkarları olan grupların temsilcilerinden oluşan topluluk. Otel, tiyatro vb. yerlerde girişe yakın geniş yer.

SEVDALANMA

Sevdalanmak işi.

SEVDALANIŞ

Sevdalanma işi.

YARARLANMAK

Kendine yarar sağlamak, faydalanmak, istifade etmek.

YARARLANILMAK

Yararlanma işi yapılmak, faydalanılmak.

VURULMAK

Vurma işine konu olmak. Âşık olmak, gönül kaptırmak, sevdalanmak.

İNTİFA

Yararlanma, faydalanma, asılanma.

YARARLANILMA

Yararlanılmak durumu, faydalanılma.

ROZET

Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.

VİDALANMA

Vidalanmak işi.

YARARLANMA

Yararlanmak işi, faydalanma.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.

OTURAK

Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.