Kelimeler arşivi içinde; başında "dalan" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. dalan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dalan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dalan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DALANCILIK, DALANDİKEN
DALANMAH, DALANMAK
DALANCA, DALANCI, DALANIŞ, DALANMA
DALANÇ, DALANG
DALAN
DALAN
Lobi. Biçim, şekil.
DALANCI
Lobici.
DALANMAK
Dalama işine konu olmak. Çatmak, kavga çıkarmak istemek. Azarlanmak, hakarete uğramak. Araştırmak. Bir şey bulaşmış hale gelmek, sarılmak: Dikene dalandım.
DALANIŞ
Dalanma işi.
DALANCA
Isırgan otu.
DALANMA
Dalanmak işi.
DALANG
Cava gölge oyunu ustası.
DALANMAH
Aç hayvan her yere burnunu sokmak. Azarlanmak, hakarete uğramak.
DALANÇ
Mantık: Sözünde dalanç yok.
DALANDİKEN
Isırgan otu.
DALANCILIK
Lobicilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde DALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEVDALANMA
Sevdalanmak işi.
ANİS
Yaprağından ve meyvasından yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç.
İNTİFA
Yararlanma, faydalanma, asılanma.
VİDALANMA
Vidalanmak işi.
YARARLANILMA
Yararlanılmak durumu, faydalanılma.
ROZET
Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.
SEVDALANIŞ
Sevdalanma işi.
LOBİ
Bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk, dalan. Bazı ortak çıkarları olan grupların temsilcilerinden oluşan topluluk. Otel, tiyatro vb. yerlerde girişe yakın geniş yer.
FEYİZLENMEK
Feyzalıp aydınlanmak, faydalanmak.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
LOBİCİLİK
Lobici olma durumu, dalancılık.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
LOBİCİ
Çıkarları ortak olan grupların temsilcisi, dalancı.
YARARLANMA
Yararlanmak işi, faydalanma.
VURULMAK
Vurma işine konu olmak. Âşık olmak, gönül kaptırmak, sevdalanmak.
YARARLANMAK
Kendine yarar sağlamak, faydalanmak, istifade etmek.
YARARLANILMAK
Yararlanma işi yapılmak, faydalanılmak.
DALGIN
Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.
OTURAK
Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.
AĞDALANMA
Ağdalanmak işi.