Kelimeler arşivi içinde; başında "dakı" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. dakı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dakı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dakı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DAKIŞTIRMAK
DAKILANMAK, DAKIRDALAK
DAKILAMAK
DAKILMAK, DAKINMAK, DAKIŞMAK
DAKINAK, DAKINCO, DAKINTI
DAKICA
DAKIM
DAKI
DAKI
Nişan ve düğünde geline takılan ziynet. Düğünde gelen hediye. Söz kesme: Ayşe'ye bir dakı takalım da kimse göz koymasın. Nişan. Gelin evlenmeden bir gün evvel kız evinde yapılan kına töreni ve bu törende gösterilen hediyeler. Koyunlara takılan çıngırağın büyüğü. Nişan ve düğünlerde verilen hediye. Dahi, de. Bundan başka, aynı zamanda, hem de, ve. Başka, diğer. Daha (Sıfatların baında). Daha ziyade, daha çok. Henüz, hâlâ. Sonra, bundan sonra, artık, bir daha. Yine, yine de.
DAKILANMAK
Koşmak, saldırmak: Köpek çocuğun arkasından dakılandı.
DAKILAMAK
Hayvanı sürmek, yürütmek, dehlemek, kovalamak.
DAKIŞTIRMAK
Suçlandırmak, sanık gibi göstermek. Dövmek, vurmak. Kovalamak.
DAKINCO
Pipo.
DAKIŞMAK
Kovalamak.
DAKIM
Sigara ağızlığı. Marangoz aletleri. Tezgâh. Erkeğin cinsiyet organı. Elbise. Takım.
DAKICA
Sırtta desti, güğüm gibi nesneleri taşıma sırasında kullanılan urgan. (Kandilli Bozüyük Bilecik).
DAKILMAK
Şaka yapmak, biriyle alay ederek eğlenmek. Arkasından gitmek, peşine düşmek. Takılmak.
DAKINMAK
Altın, inci gibi ziynet eşyasını takmak.
DAKINAK
Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki.
DAKINTI
Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak. İlgi, ilişki. Ek, ilâve.
DAKIRDALAK
Isırgan otu.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAKMAK
Asmak. Bağlamak. İki kişinin arasını bozmak, kavga ettirmek. Alay etmek: Ana bak bu Aliye beni dakıyor. Takmak. Takmak, kuşanmak.