Kelimeler arşivi içinde; başında "dadı" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. dadı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dadı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dadı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DADISIZLIK
DADILHANA
DADILMAK, DADITMAK, DADIRSIZ, DADIRMAK, DADIRMAG, DADIRGAN, DADINMAK, DADIMLIK, DADIMLIH, DADIHMAK, DADIHMAĞ
DADILIK, DADILAR, DADIKÖY
DADILI
DADIK
DADI
DADI
Evlerde çocuğa bakan kimse, daye.
DADITMAK
Tatlılaşmak. Tatlılaştırmak.
DADIHMAĞ
Yemek ve süt bozulmak.
DADIHMAK
Yemek ve süt bozulmak.
DADISIZLIK
Kanaatsizlik.
DADIRGAN
Tarlalarda kendiliğinden yetişen ve yenilebilen, büyük yapraklı bir çeşit ot.
DADIRMAK
Tattırmak, yedirmek. Tat vermek, tatlandırmak. Alıştırmak, dadandırmak. Tattırmak.
DADILHANA
Geniş oda, koğuş, hangar.
DADILIK
Dadının yaptığı iş.
DADINMAK
Alışmak.
DADILMAK
Dağıtılmak.
DADILAR
Aksaray ilinde, Ağaçören ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DADIRSIZ
Oransız: Amma da dadırsız vücudu var ha. Eşek.
DADIRMAG
Tattırmak, yedirmek.
DADIMLIH
Çok az.
DADIMLIK
Bir yiyeceğin tadına bakmak için yenilen parçası, tadımlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde DADI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GURADA
Çürük, yıkılmaya yüz tutmuş: Orası guradadır pek yanaşma.
HAMARTOM
Normal yapılı dokuların yer olarak uygun olmayan lokalizasyonlarda bulunması sonucu oluşan tümör benzeri yapılış bozukluğu. Doku elemanlarının normal dışı dağılımı veya doku elemanlarından birinin oranında görülen anormallikle belirgindir. Hamartomun bileşenleri koristomdan farklı olarak normal lokalizasyondadır.
HELYOGRAF
Güneş ışınlarından yararlanan optik telgraf aleti. Güneşten yayılan ısı miktarını ölçmeye yarayan alet. Güneşin ışıldadığı saatlerin süresini tespit etmeye yarayan alet.
ANTİGEN
Kan gözelerinde ya da diğer gözlerde bulunan zehir ya da enzim gibi bir madde olup bir seri fizikokimyasal olay sonucu antikorları meydana getirir. Muhtemelen protein yapısındadır.
DADILI
Dadısı olan.
GEMİNİ
Sinema ile televizyon alıcılarının birlikte kullanılmasına dayanan bir yapım işlemi. (Benzer işlemlerden ayrılığı, öbürlerinde temel birimi sinema alıcısının oluşturmasına karşılık, Gemini'de bunun bir televizyon alıcısı olmasındadır).
EĞİTİLEBİLİR
Anlık gelişimi bakımından geri olan çocuklar arasında sınırlı da olsa bir okul öğrenimi gücü gösterenler. (Genel olarak Z. B.'leri 50-75 arasındadır.).
DANYAL
Kutsal kitapta adı geçen İsrail peygamberi. İbranice de bu ad "Tanrı benim yargıcımdır" anlamındadır.
TAYALIK
Dadılık.
TAYA
Dadı.
HADRONLAR
Mezonlar ve baryonlar olmak üzere iki sınıfa ayrılan, şiddetli kuvvet etkileşimi yapan atom altı parçacıklar. Mezonların kütlesi elektron kütlesi ile proton kütlesi arasındadır. Baryonların kütlesi ise proton kütlesine eşit veya daha büyüktür. Proton ve nötronlar, diğer bazı parçacıklar gibi bu gruba dahildir. Günümüzde hadronların kuark adı verilen daha temel birimlerden oluştuğuna inanılmaktadır.
DAYE
Dadı.
DAYAHATUN
Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.
GRAÇİYANO
Commedia dell'Arte türünün yaşlı erkek tiplerinden biri. - Dottore tipleri arasındadır. Bolonyalı, şarlatan bir hukuk doktorudur. Çok konuşur. Konuşmasıyla karşısındakini kandırır, ama çok geçmeden hileciliği ortaya çıkar. Sık sık aldatır ve atılır. Bazen "doktor" lakabını kullanarak tıp doktorluğu da yapar. Kırmızı yanaklı, şişman, koca burunlu bir adamdır. Kara pelerini, geniş kenarlı şapkası ve kara yarım maskesi vardır.
HIZIR
"Birinin en sıkışık zamanında, beklemediği biri, yardımına yetişmek" anlamındaki Hızır gibi (imdadına veya yardımına) yetişmek deyiminde geçen bir söz.
DAMDIRMAK
Tattırmak, yedirmek. Hastanın ağzına azar azar su vermek. 2 bk. dadırmak.
GADAMAK
Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.
DAYA
Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.
YANARDÖNER
Kıpırdadıkça çeşitli renklerde parlayan (kumaş, deri vb.), janjan. Çabuk fikir ve yön değiştiren (kimse). Daldan dala atlanan, konudan konuya geçilen.
DOLİYOLUM
Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, gömlekliler (Tunicata) dalının, salpalar (Thaliacea) sınıfından, vücudu fıçı biçiminde, ağız ve kloakı karşılıklı uçlarda bulunan, eşeyli dölde 8, eşeysiz dölde 9 adet çember gibi kapalı kasları olan, gelişmelerinde metagenez tipi döl değişimi görülen bir cins. (Doliolum), Sölomlu hayvanlardan ikincil-ağızlılar (Deuterostomia) filumunun gömlekliler (Tunicata) dalının salpalar (Thaliacea) sınıfından bir cins. Vücudu fıçı biçimindedir. Ağız ve kloakı karşılıklı uçlardadır. Kas çember gibi kapalıdır. Bu çemberler eşeyli dölde 8, eşeysiz dölde 9 adettir. Gelişmesinde metagenez tipi döl değişimi avardır.