Kelimeler arşivi içinde; başında "cılı" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. cılı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cılı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cılı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CILIZLAŞMAK
CILIZLAŞMA, CILIZLAMAK, CILINDIRIK
CILINGIZ, CILIZLIK, CILINMAK, CILINĞIZ, CILINGIR, CILINGAZ, CILIMKIZ
CILIMAK, CILIGAN, CILIKLA, CILIRGA, CILINTI, CILINGA, CILIMIN, CILINĞI, CILINĞA, CILINGI, CILIMLI
CILINK, CILINT
CILIS, CILIZ, CILIM, CILIK
CILI
Sıcak. Ilık.
CILIZLIK
Cılız olma durumu.
CILIMAK
Oyunda mızıkçılık etmek. İşi bozmak.
CILIRGA
Kaldıraç.
CILINGIZ
Arık, cılız. Bakımsız.
CILIGAN
Oyunbozan, mızıkçı.
CILIZLAŞMA
Cılızlaşmak işi.
CILIZLAMAK
Oyunda mızıkçılık etmek.
CILINDIRIK
Sinirli, yağsız et.
CILINĞIZ
Arık, cılız.
CILIZLAŞMAK
Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.
CILINMAK
Isınmak.
CILIKLA
Yünden örülmüş yelek.
CILINGAZ
Arık, cılız.
CILIMKIZ
Arık, cılız.
CILINGIR
Arık, cılız.
Bu bölümde tanımı içerisinde CILI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ALPİNİZM
Dağcılık.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
AĞITÇILIK
Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.
AKILCI
Akılcılıktan yana olan, usçu, rasyonalist (kimse). Akılcılıkla ilgili.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
ACILANMAK
Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
AKSÖĞÜT
Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir tür söğüt (Salix alba).
AMERİKANİZM
Amerikancılık.
ABARTMACILIK
Abartıcılık.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACILILIK
Acılı olma durumu.
AMORALİZM
Töre dışıcılık.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.