CILI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cılı" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. cılı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cılı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cılı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

CILIZLAŞMAK

10 harfli kelimeler

CILIZLAŞMA, CILIZLAMAK, CILINDIRIK

8 harfli kelimeler

CILINGIZ, CILIZLIK, CILINMAK, CILINĞIZ, CILINGIR, CILINGAZ, CILIMKIZ

7 harfli kelimeler

CILIMAK, CILIGAN, CILIKLA, CILIRGA, CILINTI, CILINGA, CILIMIN, CILINĞI, CILINĞA, CILINGI, CILIMLI

6 harfli kelimeler

CILINK, CILINT

5 harfli kelimeler

CILIS, CILIZ, CILIM, CILIK

Bazı kelimelerin anlamları

CILI

Sıcak. Ilık.

CILIZLIK

Cılız olma durumu.

CILIMAK

Oyunda mızıkçılık etmek. İşi bozmak.

CILIRGA

Kaldıraç.

CILINGIZ

Arık, cılız. Bakımsız.

CILIGAN

Oyunbozan, mızıkçı.

CILIZLAŞMA

Cılızlaşmak işi.

CILIZLAMAK

Oyunda mızıkçılık etmek.

CILINDIRIK

Sinirli, yağsız et.

CILINĞIZ

Arık, cılız.

CILIZLAŞMAK

Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.

CILINMAK

Isınmak.

CILIKLA

Yünden örülmüş yelek.

CILINGAZ

Arık, cılız.

CILIMKIZ

Arık, cılız.

CILINGIR

Arık, cılız.

  -   -   -  

Anlamında CILI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CILI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADCI

Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.

AKSEDİR

Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ALPİNİZM

Dağcılık.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AĞITÇILIK

Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.

AKILCI

Akılcılıktan yana olan, usçu, rasyonalist (kimse). Akılcılıkla ilgili.

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

ACILANMAK

Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.

ABARTICILIK

Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.

AKSÖĞÜT

Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir tür söğüt (Salix alba).

AMERİKANİZM

Amerikancılık.

ABARTMACILIK

Abartıcılık.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ACILILIK

Acılı olma durumu.

AMORALİZM

Töre dışıcılık.

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.