Kelimeler arşivi içinde; başında "cuğu" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. cuğu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cuğu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cuğu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CUĞURDATMAK, CUĞUZLANMAK
CUĞULLAMAK, CUĞURLAMAK
CUĞUTMAK, CUĞUZLUK
CUĞUL, CUĞUN, CUĞUR, CUĞUŞ, CUĞUZ
CUĞU
CUĞU
Piliç. Hindi yavrusu.
CUĞUR
Büyük çıngırak.
CUĞURDATMAK
İstekle yutkunmak.
CUĞUZ
Oyunbozan, mızıkçı.
CUĞUTMAK
Dalgın düşünmek. Üşüyerek büzülmek.
CUĞUN
Çay demliği. (Bölükbaşı Selim Kars) (çuğun) : (Kayalık Susuz Kars).
CUĞUŞ
Kulakları küçük koyun.
CUĞUL
Birkaç ekin bağının başakları yukarı gelerek toplanmış şekli. Hindi. Tarladaki taş yığını.
CUĞULLAMAK
Dalgın düşünmek.
CUĞUZLANMAK
Oyunda mızıkçılık etmek.
CUĞUZLUK
Mızıkçılık.
CUĞURLAMAK
Bir şeyi avucunda sıkıp buruşturmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde CUĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGUCUK
Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
BONCUKLU
Boncuğu olan, boncukla süslenmiş.
EMBRİYOLOJİ
Dölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu.
BONCUKSUZ
Boncuğu olmayan.
GOCUKLU
Üzerinde gocuğu bulunan.
BEZLEMEK
Bez, kumaş vb. ile örtmek veya kaplamak. Çocuğun altına bez koymak, çocuğu belemek.
ANNE
Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.
BAĞIRDAK
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.
ÇOCUKSUZ
Çocuğu olmayan.
ÇÖRKÜ
Sayı boncuğu.
DÖLÜT
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.
BELEMEK
Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.
EMZİKLİ
Emziği olan. Çocuğunu emziren (kadın).
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
BÖLE
Teyze kızı. Amca, dayı, hala çocuğu.
BEBEK
Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
BENDEZADE
Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.
ÇOCUKLU
Çocuğu olan.