Kelimeler arşivi içinde; sonunda "citme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu citme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında citme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde citme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CİTME
Çifte.
İNCİTME
İncitmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde CİTME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
KITLAMAK
Isırmak. İncitmek. Isırmak, diş ile ısırıp kırmak. Isırmak; ısırıp koparmak; acı konuşmak.
AZILAMAK
İncitmek, ısırmak, düşmanlık etmek.
EKSİKLEMEK
Tökezlemek, sürçmek nedeniyle vücudun bir tarafını incitmek.
KIRMAK
Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. Gücünü, etkisini azaltmak. Yok etmek. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. Vücut kemiklerinden birini parçalamak. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak. Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. Tahılı iri ve kaba öğütmek. Kaçmak, uzaklaşmak. İri parçalara ayırmak. Değerinden düşük fiyata almak. Belirli bir biçimde katlamak.
İNCİTEBİLMEK
İncitme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARINCAEZMEZ
Çok merhametli, ince duygulu (kimse), karıncaincitmez. Yavaş hareket eden.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
GÜCENDİRMEK
Gücenmesine yol açmak, gönlünü kırmak, incitmek.
DELMEK
Delik açmak, delik duruma getirmek. İncitmek, kırmak.
GÜLMECE
Eğlendirme, güldürme ve bir kimsenin davranışına incitmeden takılma amacını güden ince alay, mizah, humor. Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan edebiyat türü, mizah, ironi.
İNCİTİLMEK
İncitme işi yapılmak.
GANGIRTMAK
İncitmek, burkmak: Osman ayağını gangırttı.
GANIRMAK
İncitmek, burkmak. Alışmak. Bir şeyi kaldıraçla yerinden kaldırmak. Geriye bükmek. Kırmak: Rüzgâr bizim cevizin dallarını ganırmış. Derine saplamak.
İNCİTİŞ
İncitme işi.
KANSER
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
YARALAMAK
Silah, bıçak vb. bir araçla yara açmak. Gücendirmek, incitmek, kırmak.
BUĞZ
Çekememe, istememe, incitme.
ARGITMAK
Acıtmak, ağrıtmak: Aman çıbanı argıtma. Ağrıtmak, incitmek.
DEPİNGİ
Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Hayvanın sırtını incitmemesi için eyerin ve palanın altına konulan içi doldurulmuş keçe.