Kelimeler arşivi içinde; başında "cir" olan, toplam 84 adet kelime bulunmaktadır. cir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CİRCOVİRİDEA
CİRİLDEMEK, CİRİTBELEN, CİRPTİRMEK, CİRİTÇİLİK, CİRCLORAMA
CİRCARAMA, CİRALAMAK, CİRELTMEK, CİRPİTMEK, CİRİTDÜZÜ
CİRCİBİT, CİRCİBİK, CİRCİMİK, CİRCİMİT, CİRİTMEK, CİRİKARI, CİRGELLİ, CİRLAMAK, CİRLEĞEN, CİRLİKTA, CİRPEDEK, CİRPEDEN, CİRPİDEN
CİRTMEK, CİRİYAL, CİRPMEK, CİRİTÇİ, CİRŞANE, CİRTLAH, CİRTLEM, CİRİHTA, CİRİHDA, CİRTLİK, CİRAHDA, CİRANTA, CİRASMA, CİRASON, CİRESUN
CİRMİŞ, CİRCAN, CİRBİT, CİRLEK, CİRBİN, CİRMAK, CİRMAN, CİRMEK, CİRMIK, CİRGİT, CİRMİT, CİRNİK, CİRBİK, CİRRİK, CİRAAT, CİRCİN, CİRCİR, CİRGİL, CİRENK, CİRGEL, CİRİNA, CİRGEF, CİRİLA, CİRETİ, CİRIDA
CİRAN, CİRİF, CİRAT, CİRBE, CİRİK, CİRON, CİRAĞ, CİRİL, CİRMİ, CİRET, CİRİM, CİRİT, CİRCA
CİRK, CİRS, CİRİ, CİRP, CİRO, CİRE
CİR
CİR
Tehlike hali, imdat, yardım. Dilek, rica. Cıvık, sulu.
CİRCİMİT
Sırsıklam, sulu.
CİRCİBİK
Sırsıklam, sulu. Karmakarışık.
CİRCOVİRİDEA
Sirkovirüsler.
CİRALAMAK
Sallamak.
CİRİLDEMEK
Bahçe sulamak.
CİRCİMİK
Sırsıklam, sulu.
CİRİTDÜZÜ
Artvin ilinde, Şavşat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
CİRCİBİT
Sırsıklam, sulu.
CİRPİTMEK
Bir vuruşta kesmek.
CİRCLORAMA
SSCB'de geliştirilen Kinopanorama adlı çember görüntülük işleminin İngiltere'deki adı.
CİRİTÇİLİK
Ciritçi olma durumu.
CİRİTBELEN
Malatya ilinde, Kuluncak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
CİRPTİRMEK
Bir vuruşta kesmek.
CİRELTMEK
Azaltmak, kısmak.
CİRCARAMA
Bir çember görüntülük ve üçboyutlu işlemi. (Disney'nin piyasaya sürdüğü bu işlemde, başlangıçta 16 mm'lik on iki gösterici kullanılıyordu. Sonradan 35 mm'lik dokuz gösterici kullanılmaya başlandı. Bu göstericiler, silindir biçimindeki salonun bütün iç duvarını kapsayacak biçimde yan yana sıralanmış görüntüleri yansıtırlar. İzleyiciler bu görüntüleri, salonun ortasından izlerler).
Bu bölümde tanımı içerisinde CİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAÇLAMA
Akaçlamak işi, tefcir, drenaj.
BUKAĞI
Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka. Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek.
BALLIDARI
İncir.
BAL
Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.
ÇILBIR
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
BURMA
Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.
BU
Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
CİRİTÇİ
Cirit oynayan kimse.
CIRDAVAL
Meşe dalından yapılmış olan ucu demirli, uzun cirit değneği.
BARDACIK
Bir tür küçük ve tatlı yaş incir.
BİLEKLİK
Oyunlarda bileğin incinmesini önlemek için bileğe takılan meşin sargı. Aksesuar amacıyla bileğe takılan ince zincir.
ALİFATİK
Açık zincirli olan (organik madde).
CİRANTA
Bir senedi ciro eden kimse.
ÇAPARIZ
İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş. Demir zincirlerinin birbirine dolaşıp karışması.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
CİRİT
At koşturup birbirine değnek atarak takım hâlinde oynanan oyun, cirit oyunu. Bu oyunda atılan değnek.