Sonu CİLALAMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cilalamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cilalamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında cilalamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cilalamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

CİLALAMAK

Cila sürerek parlatmak, cila vurmak. Övmek. Tat katmak. İspirto-gomlak karışımı sıvı ile, belli yöntemlerde çalışarak, ağaç yüzünde parlak, koruyucu katman oluşturmak.

  -   -   -  

Anlamında CİLALAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CİLALAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAYKALLAMAK

Saykal kullanarak parlatmak, cilalamak.

ZEİN

Mısırdan elde edilen 17 amino asit içeren, yoğunluğu 1,226 g/mL olan, seyreltik alkolde çözünen, su, seyreltik asit, susuz alkol, terebentin, ester ve yağlarda çözünmeyen, sistin, lizin ve triptofan içermeyen, kağıt kaplamada, baskı mürekkeplerinde, yiyecek kaplamada, etiket cilalamakta, lamine tahtada kullanılan, tatsız, kokusuz, beyazdan açık renge kadar değişik renklerde bulunan, prolamin türü bir protein. Mısır tohumlarında bulunan bir depo proteini.

GOGOÇ

Topraktan yapılma testi ve çömlek gibi kapları cilalamak için yumurta biçiminde ve büyüklüğünde cilâlı bir taş. Yufka ekmeğin arasına yağ, bal, reçel ve daha çok peynir koyarak yapılan durum.

SAYKAL

Maden, ayna vb. nesneleri parlatmak için kullanılan cila. Bu cilayı yapan kimse. Cilalamakta kullanılan araç.

MÜHRELEMEK

Kâğıdı mühre ile cilalamak, parlatmak, düzeltmek.

YALABITMAK

Işık saçarak aydınlatmak. Parlatmak, cilalamak. Tıraş ederek parlatıp güzelleştirmek. Çabucak işi bitirmek: İki kişi, beş dönüm yerin çapasını yalabıttık. Öfkeyle, hızlı vurmak, dövmek. Parlatmak. Güzelleştirmek. Parlatmak, parıldatmak.

SIYKALLAMAK

Parlatmak, düzeltmek, cilalamak : Usta şu çamurun yüzünü sıykalla bakayım.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

YALDIRATMAK

Cilalamak.

YALABUTMAK

Parlatmak, cilalamak. Tıraş ederek parlatıp güzelleştirmek.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

CİLALAMA

Cilalamak işi. Cila sürerek parlatmak, cila vurmak.