Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cevap" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cevap ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cevap olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cevap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CEVAP
Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt.
HAZIRCEVAP
Gerektiğinde çabuk, yerinde cevaplar bulup veren (kimse).
Bu bölümde tanımı içerisinde CEVAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEVABİ
Cevap niteliğinde olan.
CEVAPSIZLIK
Cevapsız olma durumu, yanıtsızlık.
KOPYA
Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı. Taklit edilmiş olan. Suret çıkarma işi. Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt. Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon. Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma.
CEVAPLANDIRMA
Cevaplandırmak işi, yanıtlandırma.
CEVAPLANDIRILMA
Cevaplandırılmak işi, yanıtlandırılma.
KARŞILIK
Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
PUANLAMAK
Sorulara verilen cevapları puan olarak değerlendirmek, puan vermek.
HANGİ
İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı.
İLZAM
Cevap veremez duruma getirme, susturma. Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma.
ÇEMKİRMEK
Birine karşı gelmek, sert cevap vermek. Köpek kesik kesik havlamak.
CEVABEN
Cevap olarak, karşılık olarak.
SESLENMEK
Uzaktan bağırarak çağırmak, ünlemek. Sözü birine veya birilerine yöneltmek, birine karşı söylemek, hitap etmek. Bir şey söylemek için sesini çıkarmak veya cevap vermek.
PUAN
Çeşitli sporlarda kullanılan ölçüsü ve değeri değişken birim. Kumaşlardaki benek, nokta. Genellikle test biçimindeki sınavlarda cevaplandırılacak soruların sayı olarak değeri veya cevaplayanın başarı değeri.
CEVAPLANMA
Cevaplanmak işi, yanıtlanma.
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz. Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse.
HAPTETMEK
Karşısındakini susturmak, cevap veremez durumunda bırakmak.
HAZIRCEVAPLIK
Hazırcevap olma durumu.
CEVAPLAMA
Cevaplamak işi, yanıtlama.
CEVAPLI
İçinde cevap bulunan, yanıtlı.
KAÇAMAKLI
Kesin olmayan, yargı bildirmeyen ve her iki tarafa da çekilebilen (söz, cevap, davranış).