CAYLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cayla" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. cayla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cayla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cayla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

CAYLA

Yayla.

CAYLANMAK

Kibir, gösteriş, caka, nispet yapmak, öğünmek.

CAYLAMAK

Ses yükseltmek; bağırmak.

CAYLAK

Bilgisiz, görgüsüz.

  -   -   -  

Anlamında CAYLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CAYLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

STEREOVİSİON

1964'te Çekoslovakya'da mühendis Vladimir Novotny'nin geliştirdiği ve özel olarak hazırlanmış bir filmden görüntülüğe aynı görünçlüğün iki resminin yansıtılmasına, ucaylayıcı gözlükle bakılınca üçboyutlu tek bir resmin izlenmesine dayanan gözlüklü üçboyutlu televizyon.

UCAYLANMA

Özdek içinde çiftucayların belirmesi olayı. 2-Işıncıkların belli dönülere ayrılması; ışık dalgasının belirli düzleme alınması. Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. Kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. Akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması. Bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi. Değişik nedenlerle, bir elektrolit geriliminin, elektrot yüzeyi yakınında artıp, elektrik akımını zorlaştırması olayı. Radyo ve televizyon yayınlarında, yayın gücünde yitime yol açmamak amacıyla, elektromıknatıs dalgaların ışınımına verilen yön. Işığın değişik doğrultulardaki titreşimlerinin yönünü değiştirerek, bir tek düzey üzerinde yayılması.

UCAYSIZLANIM

Bir Volta gözesini, ters yük-süren kuvvet kaynağı durumuna getirerek, ucaylanımın önlenmesi yoluyla gözenin korunması.

MIKNATISÖLÇER

Mıknatıssal alanların ve mıknatıssal çiftucayların karşılaştırılmasında kullanılan aygıt.

KARINCAYİYEN

Karıncayiyengillerden, Avustralya'da yaşayan, karıncayla beslenen bir tür memeli, karıncakuşu (Echidna acule ata).

GÜÇSINAV

Suçluyu bulmak amacıyla sanıkları ateşe atmak, dağlamak, suya daldırmak, zehirlemek, birbirleriyle döğüştürmek, yaban hayvanlarının arasına bırakmak, yanıtlanması güç sorular sormak ve daha birçok deneylerden geçirerek yapılan geleneksel ve evrensel yargılama türü. (Bu yargılamalar sırasında, Tanrısal güçlerin koruyuculuğu altında bulunduklarına inanılan suçsuzların acı çekmemelerine ve dokuncayla karşılaşmamalarına karşın suçlular acının en büyüğünü duydukları gibi, çoğu kez sakat kalmakta ya da yaşamlarını yitirmektedirler.) bk. bakı. karşılığı kutbakı, büyü, simge.

UCAYÖLÇÜM

Ucaylı ışığın işe karıştığı olayların incelenmesi. Kimi özdeklerin, ucaylanmış ışığı döndürme açılarını ölçerek çözeltideki derişimlerini belirleme yöntemi.

UCAYLAYICI

Geçirdiği ışık dalgalarını belirli bir düzleme sokan araç. Görünür doğal ışığı ucaylamakta kullanılan Nicol biçiği ya da yoğruk ucaylama yaprağı gibi aygıtlara verilen ad. Ucaylayıcı özellik taşıyan özdek.

İRGİTİM

Mıknatısla ya da kıvıl bir alan etkisiyle bir özdek içinde ucayların oluşması. Mıknatıs alanı değişirken kıvıl alan ya da akım oluşması.

UCAYSI

Işığı ucaylaştırıp az çok geçiren bir tür mercek özdeği.

ÇEYREKLİK

Bir dizi ya da dağılımı dört eşit parçaya ayıran ve ikinci dörtte birlik niteliğindeki ortancayla birlikte ilk ve son dörtte birlik bölümleri belirleyen üç konumsal ölçüm.

EKSİÇEKERLİK

Ilın öğeciklerin eksicik çekme eğilimlerini sıralayan, dolayısıyla öğeciğin kimyasal etkinliği ve özdecik içinde yol açacağı ucaylaşmaya ilişkin bilgi veren nicelik. Bir atomun elektron ilgisini ve dolayısıyla kimyasal bağ yapma eğilimini gösteren özellik.

ÇÖZÜMLEÇ

Çözümleme işlemini yapan aygıt. Ucaylı ışığın ucaylanım dogrultusunu belirtmeye yarayan gereç. Bir olayı, bir yapıyı ya da bir dizgeyi çözümlemede kullanılan aygıt.

TURMALİN

Trigonal sistemde kristallenen, kıymetli taş olarak kullanılan, az miktarda magnezyum, demir, alkali metal ve flor içeren alüminyum ve bor silikatları karışımı.Örnek, rubelit (pembe), şorl (siyah), indikolit (mavi) ve akroit (renksiz). Mineral. (Çok karışık bileşimli, F ve B' li alüminyum silis tuzu; metalimsi olmayan parıltı, kara ve çok çeşitli renklerde, çizgi ak; sertlik 7-7.5, özgül ağırlık 3-3.25; hekzagonal. Güzel renkli olanları mücevher taşı olarak kullanılır. Kalın levhalarda bayağı ışını yutup olağanüstü ışını geçirdiğinden, ucaylanmış ışık elde edilmesinde "turmalin maşası" adlı araç kullanılır.).

UCAYÖLÇER

Işık dalga düzlemi ile belirli bir düzlem arasındaki açıyı ölçen araç. Işığın ucaylık doğrultusunu etkileyen özdeklerin, ucaylanım açısını ne tutarda döndürdüğünü ölçmeye yarayan aygıt. Özel biçme düzenekleriyle bir çözeltinin ışıkça etkinliğini ölçerek derişimini belirleyen aygıt.

UCAYLAMA

Bir ışık demetini ucaylanmış duruma getirme. Elektromıknatıs dalgaların ışınımına belirli bir yön verme.