Kelimeler arşivi içinde; sonunda "canlanmak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu canlanmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında canlanmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde canlanmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CANLANMAK
Gücü artmak, diri duruma gelmek. Depreşmek. Etkinliği artmak, hareketlilik kazanmak. Geçmişte yaşanan bir olay veya durum yeniden hatırlanmak.
HEYECANLANMAK
Herhangi bir nedenle güçlü, geçici bir duygulanımdan etkilenmek, heyecana gelmek, coşmak.
HELECANLANMAK
Kalp çarpıntısına tutulmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde CANLANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAFALMAK
Kızmak, öfkelenmek, telâşlanmak, heyecanlanmak. Başı dara gelmek, zor duruma düşmek. Alev almak, tutuşmak.
DİRELMEK
Karşı gelmek, kafa tutmak, dayatmak, dikleşmek. Dirilmek, canlanmak, kuvvetlenmek: Ağaç yeniden direldi.
DİRİLMEK
Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.
CIMBILDAMAK
Su çalkalanmak. Suda oynamak. Bulanmak. Heyecanlanmak. İnce ses çıkararak ağlamak.
ELEZİMEK
Korkmak, heyecanlanmak.
EFTİKLEMEK
Zaman geçirmek, oyalanmak, eğlenmek. Telâşlanmak, acele etmek. Azıcık korkmak, heyecanlanmak, heyecandan kıvranmak. Herhangi bir iş için meraklanmak, endişelenmek. Uğraşmak, çabalamak. İncelemek, ince eleyip sık dokumak.
ALAFLANMAK
Kızmak, öfkelenmek, telâşlanmak, heyecanlanmak. Kızışmak: Gübre alaflanmış. Koyun kelleleri için ütülenmek. (Kümbet, inönü Eskişehir).
ÇARPİNMAK
Çok heyecanlanmak.
KAYNAMAK
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.
FENİHMEK
Acele etmek, telaşlanmak, heyecanlanmak.
HEYECANLANMA
Heyecanlanmak işi.
TAZELEŞMEK
Taze bir durum almak, canlanmak, gençleşmek.
YEŞERMEK
Bitki yaprak vermek, yapraklanmak. Canlanmak, yeniden ortaya çıkmak. Yeşil renk almak, yeşillenmek.
CANLANMA
Canlanmak işi.
YENİLENMEK
Bir şeyin yerine yenisi konulmak. Canlanmak. Bir iş bir kez daha yapılmak, tekrarlanmak.
EVÜLDEMEK
Heyecanlanmak.
ALEVLENMEK
Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.
COŞMAK
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.
HELECANLANMA
Helecanlanmak işi.
DALBINMAK
Bir yere tutunarak sallanmak, iki tarafı sabit ağaç veya tahtanın ortası sallanmak, esnemek, asılmak. Yüzme bilmeyen bir kimse su içinde çırpınmak. Suda yüzen bir cisim batıp çıkmak: Şu ağaca bak suda dalbınıp gider. Küçük çocuk elini, kolunu oynatmak, atılmak. Helecanlanmak, çırpınmak.