Kelimeler arşivi içinde; başında "canda" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. canda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu canda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde canda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CANDANLIK, CANDAŞLIK
CANDANER, CANDARMA
CANDAMA
CANDAN, CANDAR, CANDAŞ
CANDA
CANDA
İçte, özde, yürekte olan kimse.
CANDAMA
Jandarma.
CANDAŞ
Can dostu. Dost, arkadaş, yoldaş.
CANDANER
İçten, samimi, dost kimse.
CANDANLIK
Candan olma durumu.
CANDARMA
Jandarma. Jandarma, karşılığı cenderme.
CANDAŞLIK
Candaş olma durumu.
CANDAN
İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.
CANDAR
Canlı, diri. Koruyucu, muhafız.
Bu bölümde tanımı içerisinde CANDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FALDIRAMAK
Soğuktan titremek, çeneleri birbirine vurmak. Korku, kızgınlık ve heyecandan titremek. Yaşlılıktan dolayı ses titremek.
İÇTEN
Samimi. Yürekten, candan, samimi davranarak.
GÖNÜLDAŞ
Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost.
HESBİ
En candan, en yakın anlamında kullanılır: Hesbi gardaşum olsa gene yardım etmem. Kızamık, çiçek gibi hastalıklarda görülen kabarcıklar: Hesbiler yapışa da götüre.
BAĞLAÇSIZLIK
Aralarında sıkı ilgi bulunduğu halde iki kelime veya kelime öbeğinin bağlaçsız olmaları hali. ister istemez, Kan koça, Ağzına vur lokmasını al gibi. (Söz sanatı terimi) Cümlenin akışına hız vermek üzere bağlaç kullanmayış. Genç, ihtiyar, kadın erkek hepsi koşuştular. Çocuk koşuyor, zıplıyor, bağırıyor, oynuyordu, gibi. Tümcenin akışını hızlandırmak için bağlaçları atma sanatı, ör. "Onun geleceği duyulunca kadın, erkek, genç, ihtiyar yollara düştüler; yollarına çiçekler serptiler, candan alkışladılar...".
GELİNCİKLEME
Heyecandan ileri gelen bir çeşit sinir hastalığı.
KARAYÜLEK
Balta, keser, pulluk bıçağı gibi araçların ağızlarını ısıtarak keskinleştirme. (Sarıköy, Candar Beyşehir Konya).
DÜZOYA
Tülbentlerin kenarına mercandan yapılan süs. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
ÇIRTMAH
Ufak parçalara doğranmış kabak veya patlıcandan yapılmış yemek. Bıçak veya ustura ile küçük delikler, gözler açmak.
SAMİMİLEŞMEK
İçten olmak, candan davranmak.
CANEL
İçten, candan uzatılan el, dostluk eli.
SAMİMİ
İçten (duygu vb.). İçli dışlı, senli benli olarak. Candan, açık yüreklilikle davranan.
EFTİKLEMEK
Zaman geçirmek, oyalanmak, eğlenmek. Telâşlanmak, acele etmek. Azıcık korkmak, heyecanlanmak, heyecandan kıvranmak. Herhangi bir iş için meraklanmak, endişelenmek. Uğraşmak, çabalamak. İncelemek, ince eleyip sık dokumak.
GÖNÜLDEN
Yürekten, içten, candan.
DÜPÜRTÜ
Heyecandan ileri gelen yürek çarpıntısı.
ÇIRTMA
Ufak parçalara doğranmış kabak veya patlıcandan yapılmış yemek. İnce doğranmış taze fasulye yemeği. İnce doğranmış salatalık üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan salata, cacık. Isırgan otundan yapılmış börek. Tekme, çelme. Fiske. Çelme, doğrama; çırtma tahmak, şalgam çırtmasi.
DÜPÜRDEMEK
Gürültü yapmak. Heyecandan yürek çarpmak.
MELERMEK
Gözler heyecandan yusyuvarlak açılmak, belermek.
HULUSİ
Arapça kökenli hulûsi: Hulusi. Saf halis, içi temiz. İçten, candan.
ÖZDEN
Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili. Timüs. İçten, candan, samimi.