CACIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cacık" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. cacık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cacık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cacık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

CACIK

Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek.

CACIKLAR

Çankırı ilinde, Kızılırmak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında CACIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CACIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİNTME

Bir çeşit kabak yemeği. Cacık.

SICACIKLIK

Sıcacık olma durumu.

ÇİRTME

Cacık.

USULADA

Usulca, usulcacık.

USSULCAMAN

Usulcacık.

TALATUR

Yoğurt ya da ayran içine hıyar doğranıp sarımsak, nane tozu ve zeytinyağı karıştırılarak yapılan bir çeşit yiyecek, cacık.

SOKUŞMAK

Dar bir yere sokulmak. Usulcacık araya girmek.

USULLACIK

Usulcacık.

SİCAH

Sıcak. Sıcak, hamam. Sıcak; hamam. Sıcacık.

GURCACIK

Kurucacık, kara kuru, zayıf.

KOLAYCACIK

Çok kolay. (kola'ycacık) Çok kolay bir biçimde.

BORANA

Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

CECİK

Büyük bez veya deri torba, tuluk. İp eğirmekte kullanılan aracın teli. Kulp, sap. Ağaç veya madeni çivi. Cacık. Renkli yün kilim. (Güllüce Gümüşhanacıköy Amasya). İnce dokunmuş kilim. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Tava kulpunu tava sahanına tutturan çivi. (Aksaray Niğde). Kulpu bakır helkeye bağlayan düzen. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

ISCACUH

Sıcacık.

IŞCACIK

Sıcacık.

ÇIRTMA

Ufak parçalara doğranmış kabak veya patlıcandan yapılmış yemek. İnce doğranmış taze fasulye yemeği. İnce doğranmış salatalık üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan salata, cacık. Isırgan otundan yapılmış börek. Tekme, çelme. Fiske. Çelme, doğrama; çırtma tahmak, şalgam çırtmasi.

YAKINCAK

Yakıncacık, pek yakın, çok yakın. Van şehri, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

AVDIH

Cacık. Kavrulmuş buğdayı el değirmeninde çekerek elde edilen iri undan süt ve şekerle yapılan çorba veya helva kıvamında tatlı.

YAVAŞÇACIK

Usulcacık.