Sonu BÜS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "büs" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu büs ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında büs olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde büs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

TROLEYBÜS

8 harfli kelimeler

TEŞEBBÜS

7 harfli kelimeler

MİDİBÜS, MİNİBÜS, OMNİBÜS, TROMBÜS

6 harfli kelimeler

OTOBÜS, KEBBÜS, OTUBÜS, TÜMBÜS

4 harfli kelimeler

OBÜS

3 harfli kelimeler

BÜS

Bazı kelimelerin anlamları

BÜS

Küspe. Tutkal.

OBÜS

Yüksek ve alçaktan mermi atabilen kısa namlulu top.

MİDİBÜS

Küçük otobüs.

MİNİBÜS

10-12 kişilik oturma kapasitesi olan küçük otobüs.

OMNİBÜS

Şehirlerde yolcu taşıyan atlı araba. Yolcu taşıyan motorlu büyük taşıt.

TROMBÜS

Tromboz. Canlıda, fibrin, kan pulcuğu ve hücresel elemanlardan oluşan, oluştuğu noktada damarın veya kalbin iç yüzünün tıkanmasına neden olan kan pıhtısı. Tıkaç.

OTUBÜS

(Fransızca kökenli autobus) otobüs.

TEŞEBBÜS

Girişim, girişme.

TÜMBÜS

Çocuk oyununda yapılan küçük tepe.

OTOBÜS

Yolcu taşıyan, motorlu büyük taşıt.

KEBBÜS

Uykuda gelen ağırlık. Kuytu ve korku veren yer.

TROLEYBÜS

Şehir içi yollarda, bir hava hattından elektrik akımı alarak çalışan otobüs, telli otobüs, boynuzlu.

  -   -   -  

Anlamında BÜS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BÜS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOLMUŞ

Boş yeri kalmamış, meşbu. Yolcu taşımaya yarayan kayık, motor, otomobil, minibüs vb. küçük taşıt.

EKSPRES

Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi. Özel ulak. Çabuk yapılan.

GİRİŞME

Girişmek işi, teşebbüs.

APAYRI

Büsbütün ayrı, bambaşka.

DOPDOLU

Büsbütün dolu.

ARŞE

Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

KAPTAN

Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.

KARŞIT

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

BAMBAŞKA

Büsbütün başka, apayrı, değişik, farklı.

BOYNUZLU

Boynuzu olan (hayvan). Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek). Troleybüs.

DURAKSIZ

Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek). Hareketli, oynak. Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi).

BOMBOŞ

Büsbütün, tamamen boş.

AYAKÇI

Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.

GİRİŞİM

Bir işe girişme, teşebbüs. İki veya daha çok dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayı.

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

HEPTEN

Tamamıyla, büsbütün.

GARAJCI

Otomobil, otobüs vb. taşıtları belli bir süre barındıran, gereğinde bakım ve onarımlarını yaptıran işletmeci.

DENEMEK

Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek. Bir işe, başarmak amacıyla başlamak, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek.