Kelimeler arşivi içinde; başında "bürü" olan, toplam 55 adet kelime bulunmaktadır. bürü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bürü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bürü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BÜRÜNEBİLMEK, BÜRÜYEBİLMEK, BÜRÜNÜVERMEK
BÜRÜYEBİLME, BÜRÜNDÜRMEK, BÜRÜNÜVERME, BÜRÜNEBİLME, BÜRÜKLENMEK, BÜRÜKLENMAH
BÜRÜLENMEK, BÜRÜNDÜRME, BÜRÜRÜMCÜK, BÜRÜKLEMEK
BÜRÜNCEYH, BÜRÜLEMEK, BÜRÜNECEK, BÜRÜCÜKLÜ, BÜRÜMEDEN
BÜRÜMCEK, BÜRÜNCEK, BÜRÜNGEÇ, BÜRÜNCÜK, BÜRÜNMEK, BÜRÜMEDİ, BÜRÜNÇEK, BÜRÜMCÜK, BÜRÜMCEH, BÜRÜTMEK, BÜRÜŞMEK, BÜRÜLMEK, BÜRÜKMEK, BÜRÜKLÜK
BÜRÜNÜŞ, BÜRÜNME, BÜRÜNTÜ, BÜRÜNÜK, BÜRÜMEK, BÜRÜŞDE, BÜRÜYÜŞ, BÜRÜMKE, BÜRÜMEN, BÜRÜMBE, BÜRÜLCE, BÜRÜKCÜ, BÜRÜCÜK, BÜRÜCEK
BÜRÜME, BÜRÜLÜ, BÜRÜĞÜ, BÜRÜCE
BÜRÜN, BÜRÜM, BÜRÜK, BÜRÜG
BÜRÜ
BÜRÜ
Kurt. Baş örtüsü. Arabanın üzerine gerilen tente.
BÜRÜLENMEK
Oyalanmak. Örtünmek.
BÜRÜNCEYH
Çarşaf, çar. Kaput, palto, pelerin cinsinden elbise.
BÜRÜNEBİLMEK
Bürünme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÜRÜKLENMEK
Örtünmek. Kadın, başörtüsü örtmek.
BÜRÜNDÜRME
Büründürmek işi.
BÜRÜKLENMAH
Kadın, başörtüsü örtmek.
BÜRÜKLEMEK
Çarşaflamak.
BÜRÜRÜMCÜK
Ham ipek.
BÜRÜNÜVERMEK
Çabucak bürünmek.
BÜRÜNÜVERME
Bürünüvermek işi.
BÜRÜYEBİLME
Bürüyebilmek işi.
BÜRÜYEBİLMEK
Bürüme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÜRÜNEBİLME
Bürünebilmek işi.
BÜRÜNDÜRMEK
Bürünme işini yaptırmak.
BÜRÜLEMEK
Bir araya getirmek, toplamak. Örtmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BÜRÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARINCIK
Vücudun çeşitli organları içinde bulunan boşluk. Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden vücuda pompalanacak kanı alıp vücuda göndermeye yarayan iki boşluk.
İSTİLA
Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme. Yayılma, kaplama, sarma, bürüme.
CİHARIYEK
Zarla oynanan oyunlarda zarlardan birinin dörtlü, öbürünün birli düşmesi.
CİHARISE
Zarla oynanan oyunlarda zarlardan birinin dörtlü, öbürünün üçlü düşmesi.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
CİHARIDÜ
Zarla oynanan oyunlarda zarlardan birinin dörtlü, öbürünün ikili düşmesi.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
KARBORUNDUM
Aşındırıcı madde olarak kullanılan silisyum karbürün ticaretteki adı.
JORJET
Bürümcük görünüşlü, çok bükümlü, genellikle pamuk iplikleri ile dokunmuş bir kumaş. Bu kumaştan yapılan.
BİNİŞMEK
İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.
ÇUL
Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma. Tekke mensuplarının büründüğü örtü. Kıldan veya yünden yapılmış hayvan örtüsü. Giyim, giysi.
BÜRÜNMEK
Bürüme işine konu olmak. Herhangi bir görünüşe, kimliğe girmek.
KESE
Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba. Kısa, kestirme (yol). Beş yüz kuruşluk para birimi. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap. Bir kimsenin mal varlığı. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik. Organizmanın bazı boşlukları. Bu küçük torba miktarında olan. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
İHRAM
Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.
BÜRÜLÜ
Bürünmüş.
BÜRÜNME
Bürünmek işi.
BÜRÜME
Bürümek işi.
DEMİRBAŞ
Bir yerde kullanılan, bir yere kayıtlı olan, bir görevliden öbürüne teslim edilen dayanıklı eşya. Bir yerin eskisi, emektarı olan (kimse). Bu nitelikte olan.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
KAPKARA
Çok kara, her yanı kara, simsiyah. Her yanı karalara bürünmüş bir biçimde. Sıkıntılı, zor.