Kelimeler arşivi içinde; sonunda "buzla" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu buzla ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında buzla olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde buzla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BUZLA
BUZLA
Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı, bankiz, aysfilt.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUZLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GLAZÖR
Buzla kaplama sonucu balığın etrafında oluşan ince buz tabakası.
AYSFİLT
Buzla.
BUZLANABİLMEK
Buzlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUZLAŞABİLMEK
Buzlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİRPİ
Çalı çırpı. Ağaç kökü. Pamuk atarken kirişin üzerinde tutulan ince çubuk. Davul çalmakta kullanılan ince çabuk. Buzları çözülmüş tarla. Biçilecek kütüğün yüzeyine çizgi çekmek işinde kullanılan boyalı iplik. Duvarcıların kullandığı boyalı ip.
BANKİZ
Buzla.
BUZLANMA
Buzlanmak işi.
BUZLANMAK
Buzla kaplanmak, buz tutmak.
BUZKAR
Sürekli kar sınırının üstünde, buzyalaklarında yığılıp, biriken ve buzulları oluşturan buzlaşmış karlar. Kalımlı kar alanlarında buzdan bir çimento ile yoğunlaşmış, buz kristallerinden bileşik kar, buzul kar.
ENEKE
Çocukların oynadığı aşıkların en büyüğü ve en güzeli. Tohumluk kuru fasulye. Öküz aşığı. Nehirlerde, göllerde buzlar çözüldükten sonra yüzen parçalar. Yassı, ufak, düzgün taş parçaları. Aşık oyununda seçilen en büyük ve ağır aşık. Çukur yerine kurşun, kara sakız ve benzerleri konur. Oyunda kullanılan büyük aşık kemiği.
BUZLANABİLME
Buzlanabilmek işi.
BUZKIRAN
Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi.
AMİKTİK
Döllenmeyen yumurtadan partonegenetik olarak dişi gelişmesi; böyle yumurtalar geliştiren dişi birey. Su sirkülasyonu olmayan sürekli buzla kaplı göl.
GLAZELEME
Buzla kaplama.
BUZLUK
Yiyecek ve içecekleri soğutarak saklamak için kullanılan, buzla soğutulan kap veya dolap. Buzdolabının içinde buz yapan bölme.
BUZLAŞMA
Buzlaşmak işi.
ALAÇAKIR
Yarı pişmiş. Yarı olgunlaşmış sebze veya meyva (çokça domates ve karpuz hakkında): Domatesleri alaçakır toplamışlar. Gece gökyüzünün yarı bulutlu hali: Bu gece hava alaçakırdı. Yeşile yakın bir renk. Yarı aç, yarı tok: Karnım alaçakır doydu. İlkbaharda dağlardan buzların çözülmesiyle, içinde buz parçaları karışık olarak akan az bulanık su: Hayvanı alaçakır suya sürme, bacaklarını buz keser. Şöyle böyle: Bugün keyfim alaçakır. Yarı olgunlaşmış (meyve için).
GLAZİNGLEME
Buzla kaplama.
GICİRİK
Parlak, kaygan: Derenin buzları gıcirik olmuş iyi kayılır. İki büklüm.
BUZLAŞABİLME
Buzlaşabilmek işi.