Kelimeler arşivi içinde; sonunda "buru" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu buru ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında buru olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde buru olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FİYKALBURU
GİLABURU, KURUBURU
KAMBURU
ABURU
BURU
BURU
Sancı, buruntu.
KURUBURU
Dizanteri.
GİLABURU
İki çeneklilerden, Kuzey ve Orta Anadolu'da yetişen, beyaz renkli çiçekler açan, kırmızı renkli meyvesinden meyve suyu elde edilen, 2-4 metre yüksekliğinde bir ağaççık (Viburnum opulus).
FİYKALBURU
Buğdayı fiy adı verilen yenmiyen otlardan ayırmaya yarayan kalbur. (Abdaloğlu Gerze Sinop).
ABURU
Şaşma ve korku ünlemi. Acınıp, sızlanmayı anlatır ünlem.
KAMBURU
Ciltlenecek kitapların sırtlarını yuvarlatmak için kullanılan araç. (İzmir).
Bu bölümde tanımı içerisinde BURU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BURUK
Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).
BURUKLUK
Buruk olma durumu, kekrelik. Küskünlük, gücenmişlik.
BURUNSAK
Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
BURUNTU
Buru, sancı, bağırsak bozukluğu.
BURULMA
Burulmak işi.
BURUKÇA
Tadı biraz buruk olan.
BURMA
Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.
BURNAZ
İri ve uzun burunlu.
BURUKSU
Buruğa benzer, buruk gibi.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
BURUNLUK
Burunsak.
BOĞUMLANMA
Boğumlanmak işi. Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması, telaffuz, artikülasyon.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
BURUNDİLİ
Burundi halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
BURUNSALIK
Burunsak.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
BURUKLAŞMAK
Buruk bir durum almak.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.