BURLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "burla" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. burla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu burla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde burla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BURLA

Rönesans İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda gülünçlü ara oyunu. Türünün gülünçlü ara oyunu.

BURLANMAK

Dolanmak, dolaşmak.

BURLAGAN

Su çevrisi, girdap.

  -   -   -  

Anlamında BURLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BURLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIZAK

Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.

EKİNOKOK

Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan bir tür tenya.

ETÇİLLER

Etoburlar.

GÜDERMEK

Kamburlaşmak. Şişmek. Hayvan otlatmak.

ASLANGİLLER

Kedi cinsinden olan bütün etoburları içine alan hayvan familyası.

BAŞBAŞ

Pezevenk. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım.

KOKARCA

Etoburlardan, orta boyda, kendini korumak için düşmanına kötü kokulu sıvı fışkırtan, ince, uzun bir kürk hayvanı (Mustela putorius).

BAŞBAŞI

Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım.

ELLEÇLEME

Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması.

ELLEFCİ

Buğday, arpa gjbi tahılı kalburla temizleyen.

OBURLAŞMA

Oburlaşmak işi.

KALBURLATMA

Kalburlatmak işi.

AYIGİLLER

Memeli etoburlardan, ayıları içine alan bir familya.

KALBURLANMA

Kalburlanmak işi.

GABUR

Fazla dallanıp budaklanmayan bir cins orman ağacı: Kestiğim gaburlarla evin önüne çit ördüm. Yanyana getirilen tahtaların çivilendiği, tutturulduğu tahta parçası.

KAMBURLAŞMA

Kamburlaşmak işi.

GEBEŞİMEK

Kamburlaşmak.

BAŞ

İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.

ÇAKAL

Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

GIRIS

Harmanda ekin kalburlandıktan sonra çıkan çöp, diken.