Kelimeler arşivi içinde; başında "burada" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. burada ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu burada ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde burada olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BURADA
Bu yerde.
BURADAKİNAR
Buradakiler.
BURADAN
Bu yerden.
Bu bölümde tanımı içerisinde BURADA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABACAN
Çocuk dilinde bir korku ünlemi: Abacan, burada böböc (öcü) var. "Canım anneciğim, sevgili anneciğim " anlamında kullanılan bir isim.
BAYAK
Demin, az önce, şimdi: Aradığınız adam bayak burada idi. Taze olmayan bayat: Bu ekmek çok bayak. Eski. Eskiden, önceden (Kırşehir). Biraz önce, demin. Demin, geçen zaman, az evvelki zaman.
BULAMAÇ
Sulu, cıvık hamur. Karışık, oradan buradan toplanmış. Bu koyulukta yapılmış olan çeşitli hamur yemekleri.
TRİBÜN
Spor salonu, stadyum, hipodrom vb. yarışma ve gösteri yapılmış olan yerlerde seyircilerin oturduğu koltuklu veya basamaklı bölüm, sekilik. Burada oturan seyirciler.
EFENDİM
Bir sesleniş karşısında "buradayım" anlamında kullanılan bir söz. Anlaşılmayan bir sözü tekrarlatmak için söylenen bir söz. Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenen bir söz.
AŞIT
Siper, kuytu yer. Aşılacak yer. Dağ geçidi. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi. Uzak, gözün göremediği yer: Buradan aşıt yere gitme. Dağ ve tepelerin üzerinden arka kısma aşılacak yer. Zahire koymak için, ev içinde yere kazılan ya da duvara yapılan kuyu. Yatak ve yorgan konan ambarların bölmesi. Gizli: Benden aşıt iş yapma. Çevik, cesur, işgüzar. Çığ. Geçit: Aşıdı aşdı getdi. Ateş. Van kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SERVİS
Sofrada hizmet etmekle görevli kimsenin yaptığı iş ve bu işin yapılma biçimi, sofra hizmeti. Herhangi bir kuruluşun ulaşım işlerinde kullanılan taşıma aracı. Burada görevli kimselerin tümü. Yemekte gerekli olan tabak, çatal, bıçak, kaşık, peçete vb. şeylerin tümü. Otomobil, beyaz eşya vb. ürünlerin bakım ve onarımlarının yapıldığı yer. Voleybol, masa tenisi, tenis vb. oyunlarda oyuna başlama vuruşu. Bir yönetimde, bir kurum veya kuruluşta, bütünün bir parçasını oluşturan iş, hizmet; bu işin yapıldığı yer.
BEH
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Bir şey satın alınırken veya yaptırılırken, önceden verilen bir miktar para, pey. Korkutma ünlemi. Köpekleri çağırma ünlemi. Her halde, ne olursa olsun, ne yapıp yapıp: Ben buradan gideceğim beh. Evlenirken veya nişanlanmadan önce oğlan ve kız taraflarının birbirlerine yolladıkları hediyeler. Anlaşma, söz: Bu gizin behini aldıh. Alışverişte önceden verilen para, pey. Depozito; beh vermek.
PARTER
Tiyatro, sinema vb. yerlerde, sahnenin bulunduğu ilk kat ve burada bulunan koltuklar.
BOĞRDA
Burada.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ANARI
Arı beyi. Çabuk, tez: Evde işim var gel anarı. Ters, aksi: İşim anarı gitti. Ayrı: Bizim at başka hayvanlardan anarı duruyor. İtibaren,-den beri (yer ve zaman hakkında): İpi buradan anarı çek. 2.-den doğru, yönünden, tarafından: Koyunlar bağlardan anarı geldi. Dolayı, ötürü. Karşı taraf, karşı yaka: Anarı yemyeşildir. Öteye, öte taraf, öte: Anarı dur. O yan, o taraf.
AMANTADİN
Etkisini, virüs partikülleri hücre içine alınırken onları çevreleyen vakuollerin pH'sını tamponlayıp buradaki asitleşmeyi önlemesi sonucunda virüs zarfının endozom zarıyla birleşmesini engelleyerek viral genetik materyalin konakçı hücresinin sitoplazmasına taşınmasını önleyerek gösteren ve yalnızca enflüenza A virüsünün suşlarına karşı etkili olan antiviral ilaç.
BUNDA
Burada. Bu kez, bu defa. Buraya.
BAYAĞA
Pekâlâ, pek tabii: Bana kimse karışamaz, buradan bayağa giderim.
AÇİL
Bir hidroksilin organik bir asitten uzaklaşması ile oluşan kök, genel formülü RCO olup burada R, alifatik, aromatik veya alisiklik olabilir.
BUNDALIĞIMIZ
Burada bulunduğumuz.
ANAKENT
Bir ülkenin ya da bölgenin, çevresindeki tüm kentsel ve kırsal topluluklara (yerleşim yerlerine) ekonomik ve toplumsal yönlerden egemen bulunan ve genellikle ülkenin başka ülkelerle olan her türlü ilişkilerinin sağlandığı en büyük kenti. Ülkedeki büyük kentleriden herhangi biri. Çevresindeki bölgeye ve buradaki irili ufaklı kent topluluklarına ekonomik, uygulayımsal, ekinsel bakımlardan egemen durumda olan başlıca büyük kentlerden her birine verilen ad.
BURDA
Burada (bk. borda, burda). Burada.
ABUK
Saçma (söz, kişi, davranış). Sersem, kötü adam. Umut, güven: Sözüne abuk oldum da burada bekledim. Avurdu şişirip parmakla vurarak ses çıkarmak.