Sonu BUNALTI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bunaltı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bunaltı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bunaltı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bunaltı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BUNALTI

Sıkıntı, iç sıkıntısı.

  -   -   -  

Anlamında BUNALTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BUNALTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇOĞEŞ

Yağmur yağmadan önceki bunaltıcı sıcak.

AKBULUT

Bulutlu havalardaki bunaltıcı sıcaklık. Pamuk bulutları. Bayburt ilinde, Aydıntepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı kenti, Eldivan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ kenti, Gökdere nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep şehrinde, Şahinbey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ili, Alaçam ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehri, Ceylânpınar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van şehri, Güzelsu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BÜRÜKLÜK

Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Baş örtüsü.

BÜRKÜLÜK

Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Havanın bulutlanması. Sıkıntılı hava.

BUNALSALIK

Sıkıntı, darlık. Bunaltı, sıkışık durum.

BUNALTILMA

Bunaltılmak işi veya durumu.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

BONĞALTİ

Bunaltı, bunalma hâli.

BÜLKÜLÜK

Havanın bunaltıcı sıcak zamanı.

BASALGAN

Havası bunaltıcı, sıkıcı yer: Ahmet'in evi basalgandır.

İSSİ

Yakıcı ve bunaltıcı sıcak, ısı. Hamam. Akıl, düşünce. Sert bakışlı kişi. Sert ve kötü bakışlı (hayvan). Issı, sıcak. Sıcak, bk. isi.

POSAK

Sıcak, sisli ve bunaltıcı hava.

BASALIK

Çukurova çevresine mahsus ılık ve rutubetli bir sis. Bunaltıcı, sıkıcı.

BÜRGÜ

Baş örtüsü. Çarşaf. Atkı. İnce perde. Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Çarşaf, çar. Yeldirme. Örtü, peçe. Arabanın üzerine gerilen tente. Kadınların örtündüğü örtü. Kadın örtüsü, ferace. Üzerine görüntü düşürmeye yarayan kumaş, cam ya da ışılışıldar düzlem gereç. Bir aygıtı ya da bir yeri mıknatıssal ve elektriksel alanlardan yalıtmak için kullanılan demir engel. Çarşaf, atkı.

BÜRKÜM

Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Küldeki sıcaklık: Mangalın bürkümünde kahve pişmez.

BÜRKÜ

Eğri. Havanın bunaltıcı sıcak zamanı. Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Örtü, peçe. Çok sıcak ve sıkıntılı hava.

MÜZİÇ

Bunaltıcı, tedirgin edici.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

BÜLKÜ

Havanın bunaltıcı sıcak zamanı.

ÖLDÜRÜCÜ

Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan. Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu.