BULANMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bulanma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. bulanma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bulanma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bulanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BULANMA

Bulanmak işi.

BULANMAK

Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.

  -   -   -  

Anlamında BULANMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BULANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELENMEK

Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.

BULANIVERMEK

Çabucak bulanmak.

BÜRKMEK

Mide bulanmak. Sıkıntı ile kızarmak.

DEBREŞMEG

Mide bulanmak. Nüksetmek, tepreşmek, tekrarlamak.

BORANLAMAK

Kar yağmak. Hava bulanmak.

DALAZLANMAK

Bulanmak, karışmak: Pınar dalazlandı. Vücudun bazı yerlerinde yara, çıban çıkmak.

DUMANLANMAK

Dumanlı duruma gelmek. Bulanmak, karışmak. Sarhoş olmak.

UNLANMAK

Una bulanmak. Una bulaştırılmak.

KABARMAK

Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.

BULANABİLMEK

Bulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KARIŞMAK

İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek. Müdahale etmek, araya girmek. Bir araya gelmek, katılmak. Düzensiz, dağınık olmak. Bulanmak, duruluğunu yitirmek. İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek. Engellemek, araya girmek. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak.

SİSLENMEK

Sisle kaplanmak, sise bürünmek, bulanmak.

BOMEK

Bulanmak: Yüreğim boyer herhal midemi üşüttüm.

BULANIŞ

Bulanma işi.

CIMBILDAMAK

Su çalkalanmak. Suda oynamak. Bulanmak. Heyecanlanmak. İnce ses çıkararak ağlamak.

AHTARMAK

Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.

KALMAK

Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.

BULANDIRMAK

Bulanmasına yol açmak, bulanmasını sağlamak. İki veya daha çok şeyi birbirlerinden fark edilmeyecek bir biçimde karıştırmak.

HAMURLANMAK

Hamura bulanmak.

YÜZMEK

Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak. Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak. Derisini çıkarmak, derisini soymak. Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak. Çok para istemek. Yüzme sporu yapmak. Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak. Dalgalanmak.