Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bulamaç" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bulamaç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bulamaç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bulamaç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BULAMAÇ
Sulu, cıvık hamur. Karışık, oradan buradan toplanmış. Bu koyulukta yapılmış olan çeşitli hamur yemekleri.
BOZBULAMAÇ
Un çorbası.
Bu bölümde tanımı içerisinde BULAMAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GUYMAK
Koymak. Tereyağ, un ve tuzla yapılan sulu yemek. Süt, un, yağ ve şekerle yapılan tatlı. Bulamaç. Un helvası. Saklamak, örtbas etmek. Koymak, bırakmak. Sıvı ve benzerleri dökmek.
BULAMUK
Bulamaç, koyu un çorbası.
LAPA
Nişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu. Keten tohumu vb. bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen, sıcak olarak tülbent içinde vücuda dıştan uygulanan ilaç.
HEYRA
Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç.
HEYRE
Sincap. Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Sulu helva. Bez dokuma tezgâhı.
HIRA
Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Cılız, çelimsiz, sıska: Bu çocuk hıra. Kimsesiz çocuk. Küçük (çocuk için): Ali Ağa'nın hıra oğlu. Ortanca (çocuk). Obur, çok yiyen kişi. Dertli kişi. Ağır hareketli, tembel: Hıra adam fazla yol yürüyemez. Ürün. Frengi çıbanı. Hatmi çiçeği. Herhangi bir nedenle değerini kaybetmiş şey. Hırka. Oğlak. Zaif, çelimsiz, sıska.
HIRE
Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Küçük (çocuk için).
BULAMAŞ
Bulamaç.
HELESE
Çok kaynayarak bulamaç haline gelen yemek: Pişmiş helese olmuş. Şaka.
BULAMBAÇ
Sulu çamur. Bulamaç, koyu un çorbası. Un ve pekmezle yapılan helva. Şişlere ve yaralara konulan lapa. Badana.
HERLE
Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Un. Dut şırasını unla kaynatarak yapılan pestil peltesi. Yağda kavrulmuş undan yapılan, çorbaya benzer yemek. Yağda kavrulmuş una yavaş yavaş kaynatılmış su katılarak yapılan çorba; boğaz ağrılarına İyi geldiği sanılır.
ENBEŞTİ
Dövülmüş çam kabuğunu su ile karıştırarak yapılan ve tabaklarca kullanılan bulamaç.
CERCAR
Sıvı pekmez. Bulamaç.
HAŞIL
Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı. Buğday, mısır ya da darı unundan yapılan bir çeşit yemek. Tarhana mayası, mısır unundan yapılan bulamaç. Pişirilmiş hamurla pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek. Pirinç, darı, mısır yarmasından, bazan da süt karıştırılarak yapılan lapa. Unu suda pişirdikten sonra üzerine peynir ve yağ konularak yapılan yemek. Fırından çıkan ekmeğin üstüne sürülen unlu bulamaç. Bulgur pilavı. Yarmadan yapılan bir çeşit pilav. Buğday ve mısır yarmasından yapılan bir çeşit yemek. 1. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. 1. Çekirdek unu ve pekmezle yapılan bir çeşit yiyecek. 1. Yemiş, meyve. 1. Kavun. 1. Kepek, un ve yemek artıklarının sıcak suda karıştırılmasıyle yapılan hayvan yemi. Bulanık su. Dokunacak iplikleri tezgaha vermeden önce, ipliklerin düzgün çıkması için batırıldığı unlu ya da çirişli su. Çok kaynar şey. Çok yorgunluktan bitkin durumda olan. Sıcak suda ıslatılmış çamaşır. Yaradılıştan kırıcı olan kimse: Eyi bir adam değil, onlar soycak haşıl olurlar. Pürüz. Hamurun üzerine dökülen un bulamacının yapıldığı kap. Kabuğu alınmış buğdaydan suda haşlanarak yapılan bir çeşit yemek. Undan yapılmış suluca yemek. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. Undan yapılan bir çeşit yemek. Bulgur pilavı. (Çağlayan Kars). Suda un kaynatılarak yapılan bulamaç. (Akseki Antalya). Dokumacıların iplikleri çirişlemek için unu haşlayarak yaptıkları bulamaç.
HİRE
Sincap. Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Cılız, çelimsiz, sıska. Küçük (çocuk için). Testi. Küçük ağaç yayık.
EGİŞ
Tandırdaki ateşleri karıştırmaya ve düzelmeye yarayan bir araç. Ocaklara tencere ve benzeri şeylerin düşmemesi için, enlemesine konulan demir çubuk. Bıçkının ağzından dökülen toz. Ekmeği tandırdan almak için demirden yapılan bir ucu eğik, bir ucu yassı araç. Eğiş; şiş; tandırı karıştırmakta ve tandırdan güveçleri ve düşen ekmekleri çıkarmakta kullanılan bir ucu yuvarlak bir kürek gibi yassıltılmış, diğer ucu şekline konulmuş şiş. Ateş küreği. Bulamaç karıştırılan uç kısmı geniş düz bir alet.
HAŞILLAMAK
Dokumayı unlu veya çirişli sıvıya batırmak. İpliği unlu ya da çirişli suya batırmak. Fırından yeni çıkan ekmeğin üstüne unlu bulamaç sürmek. Haşlamak.
GUYMAH
Bulamaç. Un, süt, yağ ve şekerle yapılan tatlı. Eski türkçe kuymak: Kavrulmuş yağ ve undan yapılmış yemek. Koymak, dökmek.
KÖLEMEZ
Çobanların kaynatılmış süt içine kaymak katarak koyultup yaptıkları bir çeşit yiyecek. Çiğ sütle ekmeği karıştırıp pişirerek yapılan bir çeşit yemek. Yoğurtla pekmez karışımı. Mısır ununu yağ ve suda kaynatarak yapılan bulamaç gibi yiyecek, kaçamak. Çiğ sütle, yoğurt karıştırılarak pişirmeden yapılan bir çeşit yiyecek. Koyulaşmış koyun ve keçi sütü. Yoğurtla süt karışımı bir çeşit yiyecek.
BULEMEÇ
Bulamaç, undan ve şekerden yapılan bir çeşit tatlı.