BUCAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bucak" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. bucak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bucak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bucak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BUCAK

Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

BUCAKALAN

Antalya ili, Akseki ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BUCAKDERE

Isparta ili, Kasımlar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BUCAKSIZ

Bucağı olmayan.

  -   -   -  

Anlamında BUCAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BUCAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALABİLDİĞİNE

Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde. Olanca hızı ile. Aşırı derecede, gereğinden çok, gırla, sıvırya.

HIZLA

Çabucak.

ANINDA

Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.

HEMENCECİK

Çabucak.

KOŞTURMAK

Koşma işini yaptırmak. Çok hızlı koşmak. Çabucak göndermek. Çabalamak, uğraşmak.

HACIYATMAZ

Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.

ACİLEN

Çabucak.

HEMEN

Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.

GİRGİN

Herkesle çabucak yakınlık kurarak işini yürütebilen, pısırık karşıtı.

ÇİZİKTİRMEK

Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.

LAHZADA

Çabucak.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ALELACELE

Çabucak.

KOMİSER

Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur. Hükûmet komiseri. Saha komiseri.

ÇARÇABUK

Çabucak.

KIPMAK

Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak.

HIZLI

Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

ÇABUCACIK

Çabucak.

ÇABUKÇA

Çabucak.

DERAKAP

Hemen arkasından. Çabucak.