Kelimeler arşivi içinde; başında "buca" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. buca ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu buca ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde buca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BUCAKALAN, BUCAKDERE
BUCAKSIZ
BUCACIK
BUCAG, BUCAK
BUCA
BUCA
İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
BUCACIK
Köşecik.
BUCAG
Bucak, köşe.
BUCAKALAN
Antalya ili, Akseki ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BUCAKSIZ
Bucağı olmayan.
BUCAK
Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.
BUCAKDERE
Isparta ili, Kasımlar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACİLEN
Çabucak.
KIPMAK
Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak.
HEMEN
Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
GİRGİN
Herkesle çabucak yakınlık kurarak işini yürütebilen, pısırık karşıtı.
ÇABUKÇA
Çabucak.
ALABİLDİĞİNE
Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde. Olanca hızı ile. Aşırı derecede, gereğinden çok, gırla, sıvırya.
DENİZ
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.
HACIYATMAZ
Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.
ÇABUCACIK
Çabucak.
HIZLA
Çabucak.
DERAKAP
Hemen arkasından. Çabucak.
ALELACELE
Çabucak.
ÇARÇABUK
Çabucak.
HEMENCECİK
Çabucak.
HIZLI
Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.
ENGİN
Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi. Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat. Değer ve fiyatı düşük olan. Açık deniz.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ANINDA
Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.
ÇİZİKTİRMEK
Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.