Sonu BOĞMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "boğmak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu boğmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında boğmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde boğmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

HIRBOĞMAK

Lafa boğmak: Ağız birliği iderek hırboğdular beni, malımı o fiyete virir miydim hiç.

  -   -   -  

Anlamında BOĞMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOĞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞMAKLANMAK

Boğmak denilen gerdanlık takınmak.

BOĞMAKLI

Boğmakları olan.

GÖLDERMEK

Suya sokmak, boğmak.

TALAMAK

Kaplamak, bürümek : Evin içini karınca taladı. Ağrıyacak ve kızaracak biçimde sürtünmek, dalamak. Köpek ısırmak. Aşık oyununda aşığın düz yanı üste gelmek. Kaplamak, bürümek, yayılmak. Çalmak. Yağmalamak, yok etmek. Hayvan ısırmak, sokmak. Boğmak, hırpalamak. Yağmalamak. Dalamak, ısırmak, batmak, çizmek. Aramak, didik didik etmek. Yağma etmek.

BOVMAK

Boğmak. Büyümek.

BUVMAK

Boğmak - buvar: boğar.

BOĞUNMAK

Kendi kendini boğmak.

BOĞMA

Boğmak işi.

MIRKMAK

Boğmak.

BOĞUVERMEK

Çabucak boğmak.

İMİKLEMEK

Boğmak.

BOMAK

Boğmak.

GARIMAK

Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.