BOĞAZLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "boğazla" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. boğazla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu boğazla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boğazla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BOĞAZLAŞABİLMEK, BOĞAZLAYIVERMEK, BOĞAZLAYABİLMEK, BOĞAZLATABİLMEK, BOĞAZLANABİLMEK

14 harfli kelimeler

BOĞAZLAYIVERME, BOĞAZLANABİLME, BOĞAZLAYABİLME, BOĞAZLAŞABİLME, BOĞAZLATABİLME

13 harfli kelimeler

BOĞAZLATILMAK

12 harfli kelimeler

BOĞAZLATILMA

11 harfli kelimeler

BOĞAZLATMAK, BOĞAZLANMAK, BOĞAZLAŞMAK

10 harfli kelimeler

BOĞAZLAMAK, BOĞAZLATMA, BOĞAZLAŞMA, BOĞAZLANMA

9 harfli kelimeler

BOĞAZLAĞU, BOĞAZLAĞI, BOĞAZLAMA, BOĞAZLAĞA

8 harfli kelimeler

BOĞAZLAK

7 harfli kelimeler

BOĞAZLA

Bazı kelimelerin anlamları

BOĞAZLA

Huni. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kırlangıç Saimbeyi Adana).

BOĞAZLATABİLMEK

Boğazlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞAZLATABİLME

Boğazlatabilmek işi.

BOĞAZLANABİLMEK

Boğazlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞAZLAYIVERMEK

Çabucak veya ansızın boğazlamak.

BOĞAZLATILMA

Boğazlatılmak işi.

BOĞAZLANMAK

Boğazlama işine konu olmak veya boğazlama işi yapılmak.

BOĞAZLATILMAK

Boğazı kesilerek öldürülmesi sağlanmak.

BOĞAZLAŞMAK

Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.

BOĞAZLAYIVERME

Boğazlayıvermek işi.

BOĞAZLATMAK

Boğazlama işini yaptırmak.

BOĞAZLAYABİLME

Boğazlayabilmek işi.

BOĞAZLAŞABİLMEK

Boğazlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞAZLANABİLME

Boğazlanabilmek işi.

BOĞAZLAŞABİLME

Boğazlaşabilmek işi.

BOĞAZLAYABİLMEK

Boğazlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında BOĞAZLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOĞAZLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARADENİZ

Anadenizden genellikle dar ve sığ bir boğazla ayrılan, Akdeniz örneğinde olduğu gibi, karalar içine sokulan deniz.

BOĞAZOLUĞU

Tornacılıkta ağaçların boğazlarını çıkartmaya yarayan, bir tarafı balık sırtı şeklinde aygıt.

BOĞAZLAŞMA

Boğazlaşmak işi.

IHARTMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.

BOĞAZLAMA

Boğazlamak işi.

MENGİL

Kulağın küpe takılan yumuşak yeri. İnek gerdanı. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların boğazlarının altından ampul gibi sarkan bezler. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların kulaklarına işaret için yapılan delik ve kesikler. Küpe. Bilezik. Büyükbaş hayvanları bağlamak için ağaçtan yapılmış "u" biçimindeki halka. Kavun, karpuz köklerine dadanan bir çeşit tırtıl. Hayvanları ahıra bağlamak için kullanılan U biçiminde eğri ağaç. İm için yapılan kesik, çeltik.

DAVUN

Çitlembik ağacı ve meyvesi. Taun, veba. Kan çıbanı. Hayvanların boğazlarında meydana gelen şişkinlik, ur. Zehir. Veba.

GILISA

Mandaların boğazlarında meydana gelen bir çeşit hastalık.

BOĞAZLATMA

Boğazlatmak işi.

BAĞUZLAMAK

Boğazlamak.

BOĞAZDANMAK

Boğazlanmak.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

İNDİRİK

Koltuk altında çıkan çıban, köpek memesi. Ağır yük çekmekten hayvanların ayaklarında olan şişlik. Hayvan ve insanların boğazlarında olan şişlik.

KALE

Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Malatya iline bağlı ilçelerden biri.

DARBOĞAZ

Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum. Toplumun, çözümlenmesinde güçlüklerle karşılaştığı bunalımlı durum. Huni: Yağlar şişelere darboğazla akıtılır. Bir ekonomide döviz, ham madde, finansman gibi çeşitli varlıkların gerekli düzeyin altına düşmesiyle ortaya çıkan darlık, kıtlık ve sunum yetersizliği. Bir üretim sürecinde karşılaşılan sunum ve istem dengesizliği. Taşıt gidiş gelişinin sık sık tıkandığı ve düzene sokulmasını, özel önlemler alınmasını gerektiren yol kavşağı. bk. düğümyol. Bir kilim motifi. (Saçıkara İslahiye Gaziantep). Kars ilinde, Selim ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Niğde kenti, Ulukışla ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun ilinde, Boğazkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BUĞAZLAMAK

Boğazlamak.

KÖTÜDERT

Hayvanların boğazlarının altında çıkan bir çeşit öldürücü çıban, şişlik.

BOĞAZLANMA

Boğazlanmak işi.

IHIRMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.

KÖTEN

Hayvanların karınlarının altında olan şiş, bir çeşit çıban. Pulluk, büyük saban. Hayvanların boğazlarının altında çıkan bir çeşit öldürücü çıban, şişlik. Büyük saban. Pulluk. Pulluk. (Büyükdivan köyü Çorum; Amasya; Kızılca Bor Niğde). Kara saban. (Bursa; Beyağıl Ulukışla Niğde).