Kelimeler arşivi içinde; başında "boğazla" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. boğazla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu boğazla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boğazla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BOĞAZLAŞABİLMEK, BOĞAZLAYIVERMEK, BOĞAZLAYABİLMEK, BOĞAZLATABİLMEK, BOĞAZLANABİLMEK
BOĞAZLAYIVERME, BOĞAZLANABİLME, BOĞAZLAYABİLME, BOĞAZLAŞABİLME, BOĞAZLATABİLME
BOĞAZLATILMAK
BOĞAZLATILMA
BOĞAZLATMAK, BOĞAZLANMAK, BOĞAZLAŞMAK
BOĞAZLAMAK, BOĞAZLATMA, BOĞAZLAŞMA, BOĞAZLANMA
BOĞAZLAĞU, BOĞAZLAĞI, BOĞAZLAMA, BOĞAZLAĞA
BOĞAZLAK
BOĞAZLA
BOĞAZLA
Huni. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kırlangıç Saimbeyi Adana).
BOĞAZLAYABİLME
Boğazlayabilmek işi.
BOĞAZLATMAK
Boğazlama işini yaptırmak.
BOĞAZLATABİLMEK
Boğazlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOĞAZLATABİLME
Boğazlatabilmek işi.
BOĞAZLAŞABİLME
Boğazlaşabilmek işi.
BOĞAZLATILMA
Boğazlatılmak işi.
BOĞAZLAŞABİLMEK
Boğazlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOĞAZLANABİLME
Boğazlanabilmek işi.
BOĞAZLAYABİLMEK
Boğazlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOĞAZLANABİLMEK
Boğazlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOĞAZLATILMAK
Boğazı kesilerek öldürülmesi sağlanmak.
BOĞAZLAYIVERMEK
Çabucak veya ansızın boğazlamak.
BOĞAZLAŞMAK
Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.
BOĞAZLAYIVERME
Boğazlayıvermek işi.
BOĞAZLANMAK
Boğazlama işine konu olmak veya boğazlama işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOĞAZLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUĞAZLAMAK
Boğazlamak.
BOĞAZDANMAK
Boğazlanmak.
BOĞAZLAŞMA
Boğazlaşmak işi.
KÖTEN
Hayvanların karınlarının altında olan şiş, bir çeşit çıban. Pulluk, büyük saban. Hayvanların boğazlarının altında çıkan bir çeşit öldürücü çıban, şişlik. Büyük saban. Pulluk. Pulluk. (Büyükdivan köyü Çorum; Amasya; Kızılca Bor Niğde). Kara saban. (Bursa; Beyağıl Ulukışla Niğde).
DAVUN
Çitlembik ağacı ve meyvesi. Taun, veba. Kan çıbanı. Hayvanların boğazlarında meydana gelen şişkinlik, ur. Zehir. Veba.
KESMEK
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
KÖTÜDERT
Hayvanların boğazlarının altında çıkan bir çeşit öldürücü çıban, şişlik.
BOĞAZLANMA
Boğazlanmak işi.
DARBOĞAZ
Piyasalarda üretimin, kredilerin, döviz imkânlarının, sürümün, ham madde arzının ve malzeme stoklarının gereksinim düzeyi altına düştüğü sıkıntılı durum. Toplumun, çözümlenmesinde güçlüklerle karşılaştığı bunalımlı durum. Huni: Yağlar şişelere darboğazla akıtılır. Bir ekonomide döviz, ham madde, finansman gibi çeşitli varlıkların gerekli düzeyin altına düşmesiyle ortaya çıkan darlık, kıtlık ve sunum yetersizliği. Bir üretim sürecinde karşılaşılan sunum ve istem dengesizliği. Taşıt gidiş gelişinin sık sık tıkandığı ve düzene sokulmasını, özel önlemler alınmasını gerektiren yol kavşağı. bk. düğümyol. Bir kilim motifi. (Saçıkara İslahiye Gaziantep). Kars ilinde, Selim ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Niğde kenti, Ulukışla ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun ilinde, Boğazkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ARADENİZ
Anadenizden genellikle dar ve sığ bir boğazla ayrılan, Akdeniz örneğinde olduğu gibi, karalar içine sokulan deniz.
İNDİRİK
Koltuk altında çıkan çıban, köpek memesi. Ağır yük çekmekten hayvanların ayaklarında olan şişlik. Hayvan ve insanların boğazlarında olan şişlik.
BOĞAZOLUĞU
Tornacılıkta ağaçların boğazlarını çıkartmaya yarayan, bir tarafı balık sırtı şeklinde aygıt.
BOĞAZLATMA
Boğazlatmak işi.
IHIRMAK
Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.
KALE
Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Malatya iline bağlı ilçelerden biri.
IHARTMAK
Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.
BAĞUZLAMAK
Boğazlamak.
GILISA
Mandaların boğazlarında meydana gelen bir çeşit hastalık.
BOĞAZLAMA
Boğazlamak işi.
MENGİL
Kulağın küpe takılan yumuşak yeri. İnek gerdanı. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların boğazlarının altından ampul gibi sarkan bezler. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların kulaklarına işaret için yapılan delik ve kesikler. Küpe. Bilezik. Büyükbaş hayvanları bağlamak için ağaçtan yapılmış "u" biçimindeki halka. Kavun, karpuz köklerine dadanan bir çeşit tırtıl. Hayvanları ahıra bağlamak için kullanılan U biçiminde eğri ağaç. İm için yapılan kesik, çeltik.