Kelimeler arşivi içinde; başında "boğaz" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. boğaz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu boğaz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boğaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BOĞAZLANABİLMEK, BOĞAZLATABİLMEK, BOĞAZLAŞABİLMEK, BOĞAZLAYIVERMEK, BOĞAZCUMAFAKILI, BOĞAZLAYABİLMEK
BOĞAZLANABİLME, BOĞAZLAŞABİLME, BOĞAZLAYABİLME, BOĞAZLAYIVERME, BOĞAZLATABİLME
BOĞAZLATILMAK, BOĞAZDANLAŞMA
BOĞAZÇİFTLİK, BOĞAZLATILMA
BOĞAZLAŞMAK, BOĞAZLANMAK, BOĞAZSIZLIK, BOĞAZLATMAK, BOĞAZDANMAK
BOĞAZLATMA, BOĞAZLIYAN, BOĞAZLAŞMA, BOĞAZOLUĞU, BOĞAZPINAR, BOĞAZSAMAK, BOĞAZLANMA, BOĞAZSIRAK, BOĞAZYAYLA, BOĞAZLAMAK, BOĞAZGÖREN, BOĞAZKÖPRÜ, BOĞAZKISTI, BOĞAZKESEN
BOĞAZLAMA, BOĞAZÖREN, BOĞAZBAŞI, BOĞAZDERE, BOĞAZEVCİ, BOĞAZBAĞI, BOĞAZKALE, BOĞAZKAYA, BOĞAZKENT, BOĞAZKERE, BOĞAZKORU, BOĞAZLAĞA, BOĞAZLAĞI, BOĞAZLAĞU
BOĞAZANE, BOĞAZSIZ, BOĞAZSAK, BOĞAZÖZÜ, BOĞAZLAK, BOĞAZÖNÜ, BOĞAZCIK, BOĞAZLIK, BOĞAZLIH, BOĞAZCIL, BOĞAZİÇİ, BOĞAZKÖY
BOĞAZCI, BOĞAZLI, BOĞAZLA, BOĞAZAK
BOĞAZ
BOĞAZ
Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.
BOĞAZLATABİLME
Boğazlatabilmek işi.
BOĞAZLANABİLME
Boğazlanabilmek işi.
BOĞAZLATILMAK
Boğazı kesilerek öldürülmesi sağlanmak.
BOĞAZCUMAFAKILI
Yozgat şehrinde, Sorgun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BOĞAZÇİFTLİK
Denizli ili, Buldan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BOĞAZLATABİLMEK
Boğazlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOĞAZLAYIVERME
Boğazlayıvermek işi.
BOĞAZLAŞABİLMEK
Boğazlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOĞAZLAYABİLMEK
Boğazlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOĞAZLATILMA
Boğazlatılmak işi.
BOĞAZLAYABİLME
Boğazlayabilmek işi.
BOĞAZDANLAŞMA
Boğumlama noktası yumuşak damağa götürülen bir sesin uğradığı değişiklik.
BOĞAZLAŞABİLME
Boğazlaşabilmek işi.
BOĞAZLANABİLMEK
Boğazlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOĞAZLAYIVERMEK
Çabucak veya ansızın boğazlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOĞAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
BOĞUŞMAK
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.
BOĞAZLATMAK
Boğazlama işini yaptırmak.
ARGIT
Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.
BOĞAZKESEN
Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılmış olan hisar.
BOĞAZLAMAK
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.
BOĞAZLANMAK
Boğazlama işine konu olmak veya boğazlama işi yapılmak.
BOĞAZLAMA
Boğazlamak işi.
GICIK
Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.
HIÇKIRIK
Çok yemek yeme veya sinirsel bir nedenle ve istemsiz olarak diyafram kasının kasılmasıyla hava akciğerlere geçerken boğazdan çıkan ve düzgün aralıklarla tekrarlanan ses. Çok ağlandığında çıkan ses.
BOĞAZSIZ
Boğazı olmayan. Çok az yemek yiyen, iştahsız (kimse).
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
BADEMCİK
Boğazın iki yanında birer tane bulunan, badem biçimindeki organ.
BOĞAZLAŞMA
Boğazlaşmak işi.
ANJİN
Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak.
CIZIRDAMAK
"Cızır" diye ses çıkarmak, cızıldamak. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak, cızıldamak.
BOĞAZLI
Boğazı olan. Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
BOĞAZLAŞMAK
Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.
BOŞBOĞAZLIK
Boşboğaz olma durumu.