BOĞAZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "boğaz" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. boğaz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu boğaz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boğaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BOĞAZLANABİLMEK, BOĞAZLATABİLMEK, BOĞAZLAŞABİLMEK, BOĞAZLAYIVERMEK, BOĞAZCUMAFAKILI, BOĞAZLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

BOĞAZLANABİLME, BOĞAZLAŞABİLME, BOĞAZLAYABİLME, BOĞAZLAYIVERME, BOĞAZLATABİLME

13 harfli kelimeler

BOĞAZLATILMAK, BOĞAZDANLAŞMA

12 harfli kelimeler

BOĞAZÇİFTLİK, BOĞAZLATILMA

11 harfli kelimeler

BOĞAZLAŞMAK, BOĞAZLANMAK, BOĞAZSIZLIK, BOĞAZLATMAK, BOĞAZDANMAK

10 harfli kelimeler

BOĞAZLATMA, BOĞAZLIYAN, BOĞAZLAŞMA, BOĞAZOLUĞU, BOĞAZPINAR, BOĞAZSAMAK, BOĞAZLANMA, BOĞAZSIRAK, BOĞAZYAYLA, BOĞAZLAMAK, BOĞAZGÖREN, BOĞAZKÖPRÜ, BOĞAZKISTI, BOĞAZKESEN

9 harfli kelimeler

BOĞAZLAMA, BOĞAZÖREN, BOĞAZBAŞI, BOĞAZDERE, BOĞAZEVCİ, BOĞAZBAĞI, BOĞAZKALE, BOĞAZKAYA, BOĞAZKENT, BOĞAZKERE, BOĞAZKORU, BOĞAZLAĞA, BOĞAZLAĞI, BOĞAZLAĞU

8 harfli kelimeler

BOĞAZANE, BOĞAZSIZ, BOĞAZSAK, BOĞAZÖZÜ, BOĞAZLAK, BOĞAZÖNÜ, BOĞAZCIK, BOĞAZLIK, BOĞAZLIH, BOĞAZCIL, BOĞAZİÇİ, BOĞAZKÖY

7 harfli kelimeler

BOĞAZCI, BOĞAZLI, BOĞAZLA, BOĞAZAK

5 harfli kelimeler

BOĞAZ

Bazı kelimelerin anlamları

BOĞAZ

Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

BOĞAZLATABİLME

Boğazlatabilmek işi.

BOĞAZLANABİLME

Boğazlanabilmek işi.

BOĞAZLATILMAK

Boğazı kesilerek öldürülmesi sağlanmak.

BOĞAZCUMAFAKILI

Yozgat şehrinde, Sorgun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BOĞAZÇİFTLİK

Denizli ili, Buldan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BOĞAZLATABİLMEK

Boğazlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞAZLAYIVERME

Boğazlayıvermek işi.

BOĞAZLAŞABİLMEK

Boğazlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞAZLAYABİLMEK

Boğazlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞAZLATILMA

Boğazlatılmak işi.

BOĞAZLAYABİLME

Boğazlayabilmek işi.

BOĞAZDANLAŞMA

Boğumlama noktası yumuşak damağa götürülen bir sesin uğradığı değişiklik.

BOĞAZLAŞABİLME

Boğazlaşabilmek işi.

BOĞAZLANABİLMEK

Boğazlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOĞAZLAYIVERMEK

Çabucak veya ansızın boğazlamak.

  -   -   -  

Anlamında BOĞAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOĞAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

BOĞUŞMAK

Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.

BOĞAZLATMAK

Boğazlama işini yaptırmak.

ARGIT

Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.

BOĞAZKESEN

Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılmış olan hisar.

BOĞAZLAMAK

Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.

BOĞAZLANMAK

Boğazlama işine konu olmak veya boğazlama işi yapılmak.

BOĞAZLAMA

Boğazlamak işi.

GICIK

Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.

HIÇKIRIK

Çok yemek yeme veya sinirsel bir nedenle ve istemsiz olarak diyafram kasının kasılmasıyla hava akciğerlere geçerken boğazdan çıkan ve düzgün aralıklarla tekrarlanan ses. Çok ağlandığında çıkan ses.

BOĞAZSIZ

Boğazı olmayan. Çok az yemek yiyen, iştahsız (kimse).

GEVEZE

Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.

BADEMCİK

Boğazın iki yanında birer tane bulunan, badem biçimindeki organ.

BOĞAZLAŞMA

Boğazlaşmak işi.

ANJİN

Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak.

CIZIRDAMAK

"Cızır" diye ses çıkarmak, cızıldamak. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak, cızıldamak.

BOĞAZLI

Boğazı olan. Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

BOĞAZLAŞMAK

Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.

BOŞBOĞAZLIK

Boşboğaz olma durumu.