Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bozgu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bozgu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bozgu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bozgu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BOZGU
BOZGU
Bir oyuncunun teknik bir sapkı yapmasından doğacak ceza.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOZGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOZULMAK
Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.
BOZGUNCULUK
Bozguncu olma durumu.
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.
TEPELEMEK
Ayakları altında ezmek. Kıyasıya dövmek. Bozguna uğratmak, hırpalamak. Öldürmek.
BOZGUNCU
Bozgunluk yaratan (kimse, güç vb.).
GATUŞUHLUH
Karışıklık, bozgunluk.
MÜNHEZİM
Bozguna uğramış, bozulmuş, yenilmiş.
SINIK
Kırık, çıkık. Yenilmiş, bozguna uğramış.
KILLIK
Çocuk oyunlarında ebeden sonra gelen çocuk. Oyunda bozgunluk yapan, mızıkçı. Tas şeklinde olan güveç.
BOZAĞANLIK
Bozgunculuk, geçimsizlik, mızıkçılık.
KIRANER
Düşmani bozguna uğratan kimse.
ÇÖZÜLÜM
Çözülme işi, dağılım, bozgun. Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi.
GERP
Miras. Çekilme, bozgunluk.
KARGAŞANA
İş karıştıran, bozgunculuk yapan.
SINMAK
Kırılmak, parçalanmak, bozulmak. Yenilmek, bozguna uğramak.
FASIH
Fitneci, bozguncu.
KIRANALP
Düşmanı bozguna uğratan yiğit.
BOZGUNLUK
Bozgun. Bozgun olanın durumu.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
GARIŞIKLIK
Karışıklık, bozgunluk.