Kelimeler arşivi içinde; sonunda "boyanma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu boyanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında boyanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde boyanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BOYANMA
BOYANMA
Boyanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOYANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞGAR
Kızıl yüzlü ve yarasa tüylü kişi. Kula donlu at. Çamaşırda çıkarılması güç leke. Hayvanların başındaki beyazlık. Yüz, çehre. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Renk, boya. Kurutulacak üzümlerin yıkandıkları ot suyu. (Alçılı Delice Ankara).
ALAFI
Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Pişmiş fakat boyanmamış deri. Yarı işlenmiş keçi derisi. (Yalvaç Isparta).
EOZİNOFİLİ
Kanda eozinofil lökosit sayısının ileri derecede artması. Aşırı derecede eozinofil lökositlerin üretilmesi ve bunların kanda anormal derecede artması, eozinofilik lökositozis. Genellikle kronik paraziter enfeksiyonlarla ilişkilidir. Belirli organlardaki kimi parazitlerin etkisiyle genel eozinofil sayısı artabilir. Bu artış sıklıkla tanıda kullanılabilir. Doku kesitlerinin eozinle kolayca boyanması.
KINALANMAK
Kına konulmak, kına yakılmak. Kına ile boyanmak.
BOYANABİLMEK
Boyanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BATİK
Kumaş, deri veya kâğıt süslemede kullanılan bir yöntem. Bu yöntemle hazırlanmış kumaş. Bu kumaştan yapılan (giysi). Ak kumaş üzerine çizilen bezeğin boyanacak bölümlerinin boş bırakılması, boyanmayacak bölümlerininse eritilmiş balmumuyla kapatılmasıyla Cava'da, Hindistan'da, Malezya'da uygulanan basma ve ipekli kumaşları boyama tekniği, a. bk. ikat. (Süsleme) Bez üzerinde süs yapma tekniği. Süslenecek bez üzerine bezeme çizimi yapılır. Boyanmayacak bölümler çizime göre balmumu ile kapatılır. Boyanacak yerler açık bırakılır. Bez, boyanmak üzere kumaş boyasının içine atılır.
DİSPLAZİ
Hücre ve dokuların bozuk veya kusurlu gelişimi, yetersiz veya eksik gelişme. Kronik irritasyonlar, kronik yangılar ve beslenme bozukluğu gibi nedenlerle, hücre ve dokuların bozuk veya normal dışı gelişimi. Dokuyu oluşturan hücrelerin uygun olmayan dizilişini, hücrelerin biçim, büyüklük ve boyanma yönünden bir örnek olmamasını ifade eder.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
HEMATOKSİLİN
Bakkam ağacı (Haematoxylon campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir şekilde kullanılan doğal bir boya.
İKAT
İpliklerin boyanmak istenmeyen bölümlerinin ağaç kabukları, yapraklar ya da balmumuyla sarılarak boyaya batırılması yoluyla uygulanan, en çok da Endonezya'da (özellikle Sumatra'da), Siyam'da, Malaya'da ve Kamboçya'da yaygın olan bir tür boyama tekniği, a. bk. batik, plangi.
BOYANIŞ
Boyanma işi.
BOYANIVERMEK
Çabucak boyanmak.
ANAPLAZİ
Hücrenin kendine has özelliklerini kaybetmesi, hücre veya dokuda farklılaşma. Yapı, düzen ve boyanma özellikleri bakımından herhangi bir dokuya uyum göstermeyen ve onlara benzemeyen üremeler. Hücrenin kendine has özelliklerini kaybetmesi, dokuda farklılaşma yetersizliği veya kaybı. Tümör hücrelerinin tanıtıcı özelliğidir, andiferensiyasyon, farklılaşma kaybı.
KINASIZ
Kına ile boyanmamış.
AMİLOİD
Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.
AKROSİYANOZ
İnsanlarda, kanda oksijen azalması veya indirgenmiş hâlde hemoglobin bulunması nedeniyle, ayak ve bacaklarda deri renginin bakışımlı olarak mavi veya mor renkte boyanması. Septisemiden ölen veya iyileşen buzağılarda genellikle kangrenle birlikte görülür.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
ALAFIR
Pişmiş fakat boyanmamış derinden yapılan ayakkabı astarı. Baştan savma, acele yapılan iş: Çapayı alafır yapıp geçmişler. Seyrek çıkan tohum: Sizin buğday alafır çıkmış. Az tavlı, yarı kuru, yarı yaş toprak.
EOZİN
Doku kesitlerinin boyanmasında kullanılan, kırmızı kahverengi asidik bir boya. Mikroskobik muayene amacıyla dokuları boyamada kullanılan asidik bir boya. Gül renginde, kimyasal olarak floreskinin bromin türevi olan ve hematoksilenle birlikte, rutin olarak kullanılan bir grup boya maddesi. En çok kulanılanı eozin Y'dir. Kırmızı anlamında ön ek.
KARBOLFUKSİN
Bakterilerin, özellikle de mikobakterilerin boyanmasında kullanılan, fenol kökenli organik bileşik.