Kelimeler arşivi içinde; başında "boyana" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. boyana ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu boyana ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boyana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BOYANABİLMEK
BOYANABİLME
BOYANASICA
BOYANACI
BOYANAK
BOYANA
BOYANA
Boyna.
BOYANABİLME
Boyanabilmek işi.
BOYANACI
Boyacı.
BOYANAK
İri damlalar halinde yağan yağmur.
BOYANASICA
İlenç.
BOYANABİLMEK
Boyanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOYANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYAMA
Her hangi bir renge boyanan bez.
EOZİNOFİLİK
Mikroskopta eozinle kolayca boyanan, eozini kolayca alan hücre veya dokuları ifade eder. Eozinofil lökositlere ait veya eozinofiliyle ilgili olan.
AMİLOİD
Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
AŞAR
Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.
YEMENİ
Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. Bir tür hafif ve kaba ayakkabı.
AMFOSİT
Hem asit hem de alkali boyalarla aynı biçimde boyanabilen herhangi bir hücre.
KROMATİN
Hücre çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler veya ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen madde.
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
BOYNA
Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.
AZUROFİL
Mavi anilin boyaları ile kolayca boyanan. Kök boyasıyla kolayca boyanan.
BAZOFİLİK
Bazik boyalarla kolaylıkla boyanan hücre veya histolojik yapı. Kandaki bazı akyuvarlarla ön hipofiz bezindeki bazı hücreler.
ASİDOFİLİK
Asidik ortamda gelişen, asidik ortamı seven. Asit boyalarla kolayca boyanan. Asit boyalarla kolayca boyanan, asidofil, oksifilik. En iyi biçimde asitli ortamlarda üreyebilen, asidofil.
ASİDOFİL
Asit seven, asit boyalara karşı bir çekimi olan, asit ortamlarda yetişebilen. Eozinofil. Asit seven, içindeki granülleri asidik doku boyalarıyla boyanan yapı veya hücreler. Stoplazmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, eozinle kolayca boyanan, bazı patolojik durumlarda sayıları artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi, eozinofil, oksifil. Asit boyalarla kolaylıkla boyanabilen hücre, doku, mikroorganizma veya histolojik yapı. Asit ortamlarda iyi derecede üretebilebilen mikroorganizma. Ön hipofiz bezi lobundaki veya pankreas adacığındaki alfa hücresi. Asidofilik. Asit seven; asit boyalara karşı bir çekimi olan; asit ortamlarda yetişebilen.
KUSMAK
Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak, kay etmek, istifra etmek. Reddetmek. Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak.
ESNEKLİK
Esnek olma durumu, elastikiyet. Boya veya vernik filminin, pul pul kalkmadan ve çatlamadan boyanan yüzeyin hareketlerine uyum sağlaması.
ARJENTAFİN
Gümüş tuzlarıyla kolaylıkla boyanabilen, argirofil.
ARGENTAFFİN
Gümüş tuzları ile boyanan.
EOZİNOFİL
Asidofil. Eozinofil lökosit. Eozin seven; eozin denen asit bir boya ile kolayca boyanabilen.
BATİK
Kumaş, deri veya kâğıt süslemede kullanılan bir yöntem. Bu yöntemle hazırlanmış kumaş. Bu kumaştan yapılan (giysi). Ak kumaş üzerine çizilen bezeğin boyanacak bölümlerinin boş bırakılması, boyanmayacak bölümlerininse eritilmiş balmumuyla kapatılmasıyla Cava'da, Hindistan'da, Malezya'da uygulanan basma ve ipekli kumaşları boyama tekniği, a. bk. ikat. (Süsleme) Bez üzerinde süs yapma tekniği. Süslenecek bez üzerine bezeme çizimi yapılır. Boyanmayacak bölümler çizime göre balmumu ile kapatılır. Boyanacak yerler açık bırakılır. Bez, boyanmak üzere kumaş boyasının içine atılır.