Kelimeler arşivi içinde; sonunda "boyam" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu boyam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında boyam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde boyam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BOYAM
BOYAM
Meyan kökü. Badem.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOYAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAKYAJ
Yüzü güzelleştirmek için boyama, yüz boyama, yüz bakımı. İyi görüntü sağlamak, belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında yapılmış olan boyama ve değişimler.
RASTIK
Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. Sürme.
KINA
Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz.
RENKLEMEK
Boyamak, renk vermek.
BOYALI
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış. Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın).
BOYACI
Boya satan kimse. Boya satılan dükkân. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
OMBRA
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya.
BOYAMA
Boyamak işi, pentür. Renkli yazma ya da mendil. Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
LOSTRA
Ayakkabı boyama.
KINALAMAK
Kına koymak, kına ile boyamak.
BOYASIZ
Boya sürülmemiş. Yüzünü boyamamış olan, makyajsız (kadın). Renksiz.
İSKELE
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
ALACALAMAK
Renk renk, benek benek boyamak.
BOYATMAK
Boyama işini yaptırmak, boya sürdürmek.
BOYANMAK
Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.
EBRULAMAK
Ebru yaparak boyamak.
BOYATILMAK
Boyama işi yaptırılmak, boya sürdürülmek.