Kelimeler arşivi içinde; sonunda "borular" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu borular ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında borular olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde borular olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BORULAR
BORULAR
Sivas ilinde, İmranlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde BORULAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALORİFER
Merkez ve depo durumunda olan bir kazandan çıkan sıcak havayı, su veya buharı, borularla dolaştırmak yoluyla bir yapının her yanını ısıtan araç veya tesisat. Radyatör.
ARENİKOLA
Kıllı ayaklılar (Chaetopoda) sınıfının, çok kıllılar (Polychaeta) takımından, 10-15 cm kadar uzunlukta, vücudunun orta parçasının sırt bölgesindeki bazı bölütlerde kırmızı renkli dallı solungaçlar bulunan, kumlar içinde yaşayan bir halkalı solucan türü. (Arenicola) : Kıllı-ayaklılar (Chaetopoda) sınıfının çok-kıllılar (Polychaeta) takımından bir halkalı kurt cinsi. Uzunluğu 10-15 cm. olabilir. Vücudunun orta parçasının sırt bölgesindeki belirli bölütlerde kırmızı renkli dallı solungaçlar bulunur. Kumların içinde U biçiminde borularda yaşar. Olta yemi olarak kullanılır.
BAT
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.
TERMOSİFON
Sıcak su elde edilen, bir kazan ve içindeki borulardan oluşmuş araç.
KILCALLIK
Kılcal olma durumu. Kapsadığı sıvılar bakımından kılcal boruların özellikleri. Bir kılcal boru veya tüpün durumu.
DİRSEK
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.
DİLCİK
Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı. Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm. Üflemeli çalgılarda, org borularında kamış, tahta veya metalden yassı parça.
UZATMA
Uzatmak işi, temdit. Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan, kısa boru parçası. Oyun içerisindeki duraklama dakikaları. Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı. Ünlülerin uzun söylenişi. Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu, kazananın belli olması amacıyla, kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürmek.
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
BRONŞİYAL
Akciğerlerdeki nefes borularına, bronşlara ait.
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus).
DARALTICI
Boruların çaplarını daraltmakta kullanılan bağlantı parçası.
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun.
HAVUZCUK
İdrar borularının böbrekle birleştikleri yerde huni biçimindeki genişlik.
MASLAK
Sürekli su akan boru. Boruları aşırı basınçtan korumak amacıyla su yolu üzerinde yapılmış olan içi su dolu hazne. Büyük yalak.
SERPANTİN
Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış ince ve uzun şerit. Yılan taşı. Kalorifer tesisatında bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı.
YEDİRME
Yedirmek işi. Yağ, kireç ve kendirden yapılan, su borularını birbirine tutturmaya yarayan macun.
YİVAÇAR
Metal çubuk ve borulara diş açan alet, pafta.
DİLKİ
Tilki. Su borularının içinde birbirine eklene eklene tilki kuyruğu gibi uzayıp giden yosun. Değirmen taşının üzerinde döndüğü ağaç. (Dereyazı Alaca Çorum).
SOYMUK
Damarlı bitkilerin kök, gövde ve yapraklarında, ongun besi suyunu ileten borularla, yakın hücrelerden ve bunların arasını dolduran özek dokudan oluşan tabaka. Çam ağacının çiğnenip emilen iç kabuğu ve bunu almak için ağacın gövdesine açılan yara, yalamuk.