Kelimeler arşivi içinde; başında "borat" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. borat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu borat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde borat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BORAT
Bor asidi ile bir oksidin birleşmesinden oluşan tuz.
BORATAY
Fırtına gibi olan kimse.
BORATAŞ
Sağlam, kuvvetli ve fırtına gibi olan kimse.
BORATA
Unu kepeğinden ayıran elekli dolap.
BORATAV
Fırtına gibi hızlı olan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde BORAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOLEMANİT
Hidratlı doğal kalsiyum borat.
KALİBORİT
Hidratlı doğal sodyum ve magnezyum boratı.
KARNİ
Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap.
LABORANT
Araştırmalarda, laboratuvar deneylerinde yardımcı olarak çalıştırılan kimse.
ABSİDİATÜRLERİ
Çürümüş bitkisel materyalde çoğalmak suretiyle insan, sığır ve laboratuvar hayvanlarında enfeksiyon oluşturan, Mucoraceae ailesinden, doğada yaygın bulunabilen bir cins mantar.
SANTRİFÜJ
Merkezkaç. Merkezkaç kuvvetten yararlanarak bir karışımın taşıdığı çökebilir ögeleri ayırıp çöktürmekte kullanılan laboratuvar aleti, santrifüjör.
YIKAYICI
Yıkama işini yapan kimse. Laboratuvarda filmlerin yıkama işini yöneten kimse.
MUMLAMA
Mumlamak işi. Laboratuvarlardan çıkmış bir filmin çeşitli aletlerde kolayca dönmesini sağlamak için iki kenarına ince bir bal mumu katmanı sürme. Bitki hücrelerinin değişikliğe uğrayarak kendilerini su geçirmez duruma getirir biçimde mum bağlaması olayı.
KAPSÜL
Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
TÜP
Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru. Akışkan maddelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap. İçine krem, diş macunu, ilaç vb. maddeler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik veya metal boru. Fallop tüpü.
TEST
Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama.
BOR
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
FIŞKIRDAK
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.
DENET
Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
BAKTERİKIRAN
Canlıların vücudunda veya laboratuvar deneylerinde bakterileri fiziksel, kimyasal etkiyle öldüren (etken), bakterisit.
ÜFLEÇ
Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç, hamlaç. Laboratuvarlarda yüksek ısı elde edilen araç, hamlaç.
TÜPLÜK
Laboratuvarlarda cam tüpleri koymaya yarayan tahta veya metal tabla.
TUTAÇ
Laboratuvar maşası. Tutacak.
LABORATUVAR
Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer. Dil laboratuvarı.
BORASİT
Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı.