Kelimeler arşivi içinde; başında "blast" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. blast ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu blast ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde blast olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BLASTOKONİDYUM
BLASTOMİKOZİS, BLASTOGENEZİS
BLASTULASYON
BLASTOPORUS
BLASTODİSK, BLASTODERM, BLASTOSİST, BLASTOSPOR
BLASTOMER, BLASTOPOR, BLASTOSEL, BLASTOSİT, BLASTOSÖL
BLASTEMA, BLASTULA
BLASTOM
BLASTE
BLAST
BLAST
Yunanca yeni hücreler verecek olan yapı ya da hücreyi gösteren ön ek. Yeni hücreler verecek olan yapı veya hücreyi gösteren ön veya son ek.
BLASTOSİST
Memelilerde döllenmiş yumurtanın peş peşe bölünerek uterus boşluğuna ulaştıktan sonraki ilk farklılaşmış durum olup dışta hücrelerden oluşmuş bir kılıfla (trofoblast) gelişmenin ileri evrelerinde embriyoyu meydana getirecek olan küçük bir hücre kitlesi. Dıştan trafoblast adı verilen ince bir tabakayla çevrilmiş, ortasında gıda maddelerince zengin sıvıyla dolu bir boşluk ve bir tarafında ise ileride embriyoyu oluşturacak bir hücre kümesinden oluşan embriyoda blastula evresini izleyen gelişim dönemindeki gebelik ürünü, blastula, blastosit. İnekte embriyonun 7-1. günleri. Memelilerde döllenmiş yumurtanın peş peşe bölünerek uterus boşluğuna ulaştıktan sonraki ilk farklılaşmış hâli. Dışta hücrelerden oluşmuş bir kılıf (trofoblâst) ile gelişmenin ileri safhalarında embriyoyu meydana getirecek olan küçük bir hücre kitlesini kapsar.
BLASTOSPOR
Maya mantarlarında görülen ve tomurcuklanmayla oluşan spor. Maya mantarlarında görülen ve tomurcuklanma ile oluşan eşeysiz spor.
BLASTOPORUS
Embriyoda gastrulasyon oluşumu sırasında invaginasyonun başladığı ilk ağız kısmı.
BLASTOSEL
Blastula dönemindeki embriyonun ortasında oluşan içi gıda maddelerinden zengin bir sıvıyla dolu boşluk.
BLASTOSÖL
Embriyonun erken evresinde, dış tabakadaki hücrelerin içeriye doğru bir girinti yapması sonucu oluşan, ilk vücut boşluğu, birinci karın boşluğu. Embriyoda morula evresinden sonra gelişen içi sıvı dolu boşluk.
BLASTODERM
Blastulanın birinci karın boşluğunu çeviren bir sıra hücreden yapılmış olan epitel yapı. Blâstulanın birinci karın boşluğunu çeviren bir sıra hücreden yapılmış olan epitel. Blâstulânın birincil karın boşluğunu çeviren bir sıra gözeden yapılmış epiteli.
BLASTEMA
Vücudun organ ve dokularını oluşturan, bölünebilen, rejenere olabilen farklılaşmamış hücrelerin genel adı. Embriyonel veya rejenere olan organ ve dokularda bulunurlar.
BLASTOMER
Tohumözü, Blastulada blastomer tabakasını meydana getiren hücrelerin her biri. Embriyoda bulunan genç hücreler. Morula ve blastulayı oluşturan, ileride embriyoyu biçimlendirecek olan farklılaşmamış hücrelerden her biri. Blâstulada blâstomer tabakasını meydana getiren hücrelerin her biri. Blâstulâda blâstoderm katını meydana getiren gözelerin herbiri.
BLASTOKONİDYUM
Mantarlarda ana hücreden tomurcuklanma sonucu ayrılarak oluşan eşeysiz sporlar.
BLASTOGENEZİS
Döllenmeyle başlayan, blastositin zona pellucidadan sarkmasıyla son bulan, döllenmiş yumurtanın hücresel bölünme aşamalarını gerçekleştirdiği dönem.
BLASTOSİT
Blastosist.
BLASTODİSK
Kemikli balıklarda erken embriyo döneminde biçimlenen yumurta üzerindeki hücresel bir kapak.
BLASTULASYON
Embriyo oluşumunun blastula evresinde blastomerlerin embriyo yüzeyinde sıralanması, blastula oluşumu. Embriyonun segmentasyonu sırasında, blastula evresinde, blâstomerlerin embriyo yüzeyine sıralanarak blastoderm adını alan epitel katmanını oluşturmaları.
BLASTOPOR
Embriyonun gelişmesi sırasında gastrula evresinde meydana gelen deliğin dışarıya açıldığı açıklık, ilk ağız.
BLASTOMİKOZİS
Nehir veya göl kıyılarındaki kumlu ve asitli topraklarda bulunan Blastomyces dermatitidis'in neden olduğu, akciğer veya deride yerel veya birçok organ ve dokuda sistemik piyogranülomların oluşumuyla belirgin, özellikle iri cüsselli erkek köpeklerde, daha az olarak da kedi, at ve diğer türlerde görülen mantar hastalığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde BLAST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FEOKROMOSİTOM
Böbrek üstü bezinin medullasındaki veya sempatik paragangliyonlardaki kromaffin hücrelerden köken alan, loplu ve kapsüllü, çoğunlukla sığır ve köpeklerde görülen, genellikle tek taraflı iyicil tümör, feokromoblastom, meduller kromafinom, meduller paragangliom, kromafin hücre tümörü.
AKONDROPLAZİ
Fibroblast çoğalmasını düzenleyen genin mutasyonundan kaynaklanan, iskelet sistemindeki kıkırdak doku gelişiminin az veya hiç olmamasıyla belirgin, en önemli cücelik nedeni olarak değerlendirilen genetik bozukluk. Kimi köpek ırklarının doğal vücut yapısı bu özelliktedir.
ADAMANTİNOM
Ameloblastom.
FİBROSİT
Fibroblâsttan gelişen ve aktif olmayan hücre. Fibroblastların olgunlaşmış ve daha az etkin olan biçimi. Daha yassı ve çok az sitoplazma içinde koyu boyanmış, sitoplazmaya uygun ince çekirdekleri bulunur.
DİSKOBLASTULA
Kanatlıların embriyolojik gelişmelerinde morulayı izleyen evredeki blastula. Disk biçimindeki blastoderm tabakası gelişerek diskoblastulayı biçimlendirir.
FİBROBLAST
Bağ dokusu hücresi. Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır. Kollajenoblast. Bir tip bağ dokusu gözesi. Bağ dokusunun temel hücresi.
FİBROBLASTOM
Fibroblastlardan yani bağ doku hücrelerinden kaynaklanan kötücül tümör.
BLASTOM
Bir organ veya dokunun blastemasındaki embriyonel hücrelerden köken alan tümör.
ERİTROBLAST
Alyuvar olgunlaşma aşamalarından hemositoblasttan sonra gelen en genç olgunlaşmamış alyuvar tipi, normoblast, ortokromatofil eritroblast. Kemik iliğinde eritrositi verecek olan çekirdekli hücre.
FİBROZİS
Bir organ veya dokuda, fibroblast ve kollajen ipliklerden zengin aşırı düzeyde bağ dokusu artışı. Kılcal damar artışı ve ödeme rastlanmadığından fibroplazinden sonraki, hücreden zengin olduğu için de sklerozisten bir önceki evre olarak değerlendirilir.
MORULA
Blastula.
ANDROBLASTOM
Testiste nadir görülen, mikroskobik olarak fetal testis görünümünde epiteliyal, stromal, karışık ve yaygın tipleri bulunan tümör. Epiteliyal tiplerin içerisinde Sertoli hücreleri bulunduğundan dişileşme görülebilir, gonadal stromal tümör, tübüler adenom, Pick tübüler adenomu, Pick testiküler adenomu. Arenoblastom.
ERİTROBLASTOZİS
Dolaşan kanda, anormal olarak eritroblastların bulunması. Memelilerde, eritroblastlar çekirdekli olmalarıyla alyuvarlardan ayırt edilir.
GASTRULA
Yumurta hücresi oğulcuk durumuna gelirken blastulanın bir noktasından çukurlaşarak iç içe geçmiş iki hücre katmanı biçimine girme evresi.
FİBROSARKOM
Bağ doku fibroblastlarından köken alan kötücül tümör. Genellikle dermis ve deri altında, daha çok kedi ve köpeklerde görülür.
ENAMELOBLASTUS
Ameloblast.
APONÖROZ
Bazı kasların giriş yerinde kollagen tel demetleri ve fibroblastların tabakalar hâlinde düzenli bir şekilde dizildikleri yassılaşmış kirişler ya da bazı kasların içine giren zar. Kasları birbirinden ayıran, mikroskobik ve makroskobik olarak tendoya benzer yapılı ince zar.
BÖLÜTLENME
Döllenmiş yumurtanın blastulayı oluşturuncaya dek art arda bölünmesi.
EPİBLAST
Dış deri. İki yapraklı embriyoyu oluşturan embriyoblast hücrelerinin dış ektoderm katmanı.
FİBROM
Fibroblastların oluşturduğu iyi huylu ur. Aşırı miktarlarda kollajen üreten fibroblastların değişik yönlere seyreden hücre üremesiyle belirgin iyicil bağ doku tümörü.