Sonu BİÇİLME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "biçilme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu biçilme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında biçilme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde biçilme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİÇİLME

Biçilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında BİÇİLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇİLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIRF

Buğday başağı : Kırflar sararmağa başladı. Çeşitli nedenlerle yere serilmiş, işe yaramayacak duruma gelmiş ekin, sebze ve meyve. Tahılın biçilmesinden sonra tarlada kalan artıkları toplama işlemi : Aptallar arpa kırfına gittiler, davul zurna bulmak çetinleşti. Gevrek yufka ekmeğin parçaları, kırıntıları.

YOLMA

Yolmak işi. Sapı orakla biçilmeyecek kadar kısa kalmış ekin.

PATRON

Bir ticaret veya sanayi kurumunun sahibi, başı, işvereni. Kumaşın biçilmesine yarayan, bir giysi örneğindeki parçaların biçimine göre kesilmiş kâğıt, kalıp. Bir kuruluşta, bir iş yerinde makam bakımından yetkili kimse. Sözü geçen paralı kimse.

KERESTE

Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. Kaba saba kimse, kalas. Ayakkabı yapımında kullanılan gereç.

ÇİFLİ

Biçilmemiş çam tomruğu: Odanın döşemesini yapmak için altı çifliye ihtiyacım var. Bir av tüfeği türü. (Dutluca, inönü Eskişehir).

TOMRUK

Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.

DÜRÜ

Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.

HANS

Biçilmemiş ot.

TELLETME

Telletmek işi. Tuzlanan vişne, koruk ağzı kapalı kapta çalkalanarak yapılan bir çeşit yiyecek. Tırpanla ekin biçerken toprakta kalan tek tük biçilmemiş saplar.

GÖĞLEME

Keçi yavrusu. Kısır. Yeşil yaprakları kurutulup kıyılarak içilen tütün. Ürünün verimi hakkında tahmin yürütme. Çocukların oynadıkları bir çeşit oyun. İlk ürünü alındıktan sonra yerine ekilen başka bir bitkinin, meyvesi olmadan biçilmesi.

PUŞDA

Tomruklara biçilmek üzere şekil verilirken çıkartan kapak tahtası.

KODUK

Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. Dul kadının ikinci kocasının yanına götürdüğü çocuk. Birinin arkasından giden, birini izleyen kişi. Beş, altı okkalık, tahtadan yapılmış tahıl ölçeği. Yeni doğmuş inek yavrusu, buzağı. deve yavrusu. Köpek yavrusu. Kuyruk. Tahta olarak biçilmeye hazırlanmış ağaç.

AYAĞAN

Biçilmesi sona bırakılan zayıf ekin.

BİÇİLEBİLMEK

Biçilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÜTMELİK

Biçilme zamanı yaklaşmış buğday, mısır.

FİRAT

Daha ekinler biçilmeden yemeklik un yapmak için ilk olgunlaşan üründen yapılan harman.

BİÇİLİŞ

Biçilme işi.

KIF

Kadayıf dökmek için kullanılan süzgeçli tas. Kir, pislik : Çamaşır kıfı. Çaba. Ekin biçilmeden koparılmış tahıl başağı. İnsanın her şeyi hoş görür olduğu, elverişli durumu: Sen bunu alamazdın ya, bir kıfıma geldi. Kadeh, bardak.

SIYIRGI

Lüle taşı işlemeciliğinde kullanılan bir tür bıçak. 1.Harmanda sap toplamaya yarayan bir çeşit araç. 2.Gübre atmaya yarayan büyük kürek. 3.Hamur kazımaya yarayan araç. 4.Ağaç kabuğu sıyıran iki kulplu araç. 5.Çamur sıyırmaya yarayan araç. 6.Kayış üstüne çizgi yapmakta kullanılan bir çeşit araç. Hasır dokuma aygıtında ipleri tutan ağaç. Bit ve yumurtalarından temizlemek için tarağın dişlerine iplik geçirerek saçı tarama işi. Haşlanmış taze fasulye. 1.Orakla biçilen ekin. 2.İyi ekin. 3.Ekin tutamlarının bir doğrultu da biçilmesi : Veli dayının sıyırgısı bu. 4.Biçilmiş otların yaptığı sıra. Büyük orak. Kar küremekte kullanılan tahta araç. Orakla bir vuruşta biçilen ekin, ot. Saçı bit ve yumurtalardan temizlemek için tarağın dişlerine iplik geçirerek yapılan tarama. Kar sıyırmaya, kürümeye yarayan kürek: Garını sıyırgıyla atardıh. Kayışları yumuşatmakta kullanılan tahta araç. Tahta yontulan araç. Harman yerinde harmanlanmış ekin, saman ve kalan artıkları toplayan üçgen ya da dörtgen biçiminde bir ağız ile uzun saptan oluşan tahta araç. Sıyırmaya yarayan aygıt.

BİÇTİRİLMEK

Biçilmesi sağlanmak.