Kelimeler arşivi içinde; başında "bitirmek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. bitirmek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bitirmek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bitirmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BİTİRMEK
BİTİRMEK
Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİTİRMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖÇÜRMEK
Göçmesine sebep olmak. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikmek, göçermek. Yiyip bitirmek. Çökertmek.
SÜPÜRMEK
Bir şeyin, bir yerin üstündeki çer çöp, toz toprak vb. şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek. Çıkarıp atmak, kovmak. Tüketmek, bitirmek.
SÜNNETLEMEK
Tabaktaki yemeği sıyırıp bitirmek.
DEVRETMEK
Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.
TAMAMLAMAK
Eksiksiz, tamam duruma getirmek, bütünlemek. Bitirmek.
SÖMÜRMEK
Üretim araçları sahipleri, başkalarının emeğine ve onların yarattıkları değerlere el koymak. Dudaklarını yapıştırarak soluğu ile çekip içmek. Bir kimseden veya bir şeyden haksız ve sürekli çıkarlar sağlamak. Bir ulus veya devlet, diğer bir ulusun veya devletin doğal kaynaklarından, ekonomik değerlerinden çıkar sağlamak. Yiyecek içeceğin hepsini birden yiyip bitirmek, silip süpürmek.
KAPATMAK
Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. Bir kadınla nikâhsız yaşamak. Herhangi bir yerin bütün masraflarını üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. Kapamak.
KURUTMAK
Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.
HAKLAMAK
Bozmak, perişan etmek, yenmek. Yiyip bitirmek. Kırmak, bozmak.
SONLAMAK
Bitirmek, sonuçlandırmak, sona erdirmek, noktalamak.
SONUÇLANDIRMAK
Sonuca ulaştırmak, bitirmek, neticelendirmek, intaç etmek.
NOKTALAMAK
Nokta koymak. Yazıda noktalama işaretlerini yerli yerine koymak. Sona erdirmek, bitirmek.
SONUÇLAMAK
Sonuca ulaştırmak, sonuçlandırmak, bitirmek. Sonuç vermek. Yol açmak.
DOLDURMAK
Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.
KOTARMAK
Pişen yemeği başka kaba boşaltmak. Bir işi tamamlamak, bitirmek. Üstesinden gelmek. Hazırlamak.
BİTİRME
Bitirmek işi.
DEVİRMEK
Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek. Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek. Hepsini kısa sürede içip bitirmek. Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak. Bir yana eğmek. Belli bir yaş dönemini geride bırakmak.
BAŞARMAK
Bir işi istenilen bir biçimde bitirmek, muvaffak olmak.
HATMETMEK
Kur'an'ın tamamını okumak. Herhangi bir kitabı baştan sona kadar tekrar tekrar okumak. Sona erdirmek, bitirmek.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.