Sonu BİSEL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bisel" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bisel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bisel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bisel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİSEL

Birazdan. Az bir zaman, bir an. Akşama doğru, akşam üstü.

  -   -   -  

Anlamında BİSEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİSEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HERKENEKLİ

Çok eski elbiseli kişi.

BISAT

Elbise. Elbiselik kumaş. Çamaşır. İç giysisi.

DONLUK

Çamaşırlık. 9 arşın uzunluğunda ensiz çizgili dokuma. İki baş örtüsüne yetecek kadar ipek çizgili ya da sade iplikten dokuma. Maaş. Hayvana yükletilen eşyanın bağlanmasında kullanılan ipin ucuna takılan ağaç çengel. Kadın şalvarı. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya) (don) : (Kandilli Bozüyük Bilecik). Elbiselik.

ENEŞTİRMEK

Yerli dokumadan olan elbiselik kumaşları yan yana dizmek, bir araya toplamak.

KUBULU

Yırtık elbiseli.

GUTMU

Çeşitli renklerde işlenmiş elbiselik kumaş.

DÜRÜ

Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.

GİYSİLİK

Giysi konulan yer, elbiselik. Giysi yapılmaya elverişli (kumaş), elbiselik. Sürekli olarak kullanılan tiyatro giysilerinin saklandığı yer. Sinemalarda salona girmeden önce palto, manto gibi üstlüklerin bırakıldığı yer. Gardrop. Tiyatroda seyircilerin palto, şapka, baston gibi eşyalarını bıraktıkları özel yer. Tiyatro giysilerinin saklandığı ve oyuncuların giyindikleri yer.

DEREMET

Hazırlık, sağlama, toplama. Eski elbiseleri onarma. Yardım. Çaba. Yağ, peynir. Hayvanları sağma ücreti yerine verilen süt, yağ, peynir: Deremetimi verirsen ineklerini sağarım.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ÇITIRGI

Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. Ardıç dallarının yapraklı uçları. Elbiselerin yaka ve kollarına çizgi şeklinde süs olarak yapılan nakış. İnce düşünen kişi. Smiax (Liliaceae) kişi.

DIRAZ

Kel. Delikanlı. Genç kız. İri öğütülmüş un. Dokunuşu hatalı, pürüzlü elbiselik kumaş. İnsanı gücendirecek söz.

ENTERİLİK

Entarilik, elbiselik.

BELEYİK

Nişanlı kızın başına örtmek suretiyle hediye edilen elbiselik kumaş v.s.

İĞNE

Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Oltanın ucundaki küçük çengel. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Dokunaklı söz. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Bazı araçların ucu sivri parçaları.

DAZINKIRI

Pejmürde kıyafetli, eski püskü, yırtık elbiseli kişi.

GİYSİLİ

Üzerine herhangi bir giysi giymiş olan, elbiseli, kıyafetli, esvaplı, libaslı, urbalı.

ASBAPLIH

Elbiselik kumaş.

EĞEN

Omuz. Kadın elbiselerinin etek kısmı. Eziyet. Vücut, beden. Üst baş, giyecek, elbise.

MEZGEP

Bebeklerin ve çocuklarını emziren annelerin, elbiselerinin kirlenmemesi için boyunlarına takılan önlük. Çocuk önlüğü. (Sivrihisar Eskişehir).