BİRSEL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "birsel" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. birsel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu birsel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde birsel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİRSEL

Hareketli, canlı.

  -   -   -  

Anlamında BİRSEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRSEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

VİETE

1540-1603. Francois Viete, ünlü Fransız matematikçisi. Çalışma alanları: aritmetik, cebir, geometri, ilk kez sayıların ve değişkenlerin gösteriliminde harfleri kullanmıştır. Fakat negatif sayıların varlığını benimsemiyordu. Üçüncü mertebeden cebirsel denklemlerin trigonometrik çözümlerini elde etmiştir.

SANAL

Gerçekte yeri olmayıp zihinde tasarlanan, mevhum, farazi, tahminî. Negatif bir sayı üzerinde alınan ve ikinci kuvvetten bir kök taşıyan cebirsel anlatım.

LAGRANGE

1736-1813. Jozef Lolli Lagrange, Fransız matematikçisi. Çalışma alanları cebirsel denklemler teorisi, varyasyonlar hesabı, fonksiyonlar teorisi, diferansiyel denklemler, mekanik, astronomidir.

ORNATMA

Ornatmak işi, ikame etme. Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan bir atom veya bir kök yerine bir başka atom veya kökün geçmesi. Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi.

HERMİTE

1822-1901. Charles Hermite, Fransız matematikçisi. Fonksiyonlar teorisi, cebirsel ve transantant denklemlerin çözümü, seriler teorisi, özel fonksiyonlar, sayılar teorisi, cebirsel biçimler, mekanik vs. dallarda çalışmıştır.

CAYLEY

1821-1895. Arthur Cayley, İngiliz cebirci, geometrici ve analizcidir. Yüksek boyutlu geometride ve özellikle cebirsel invaryantlar teorisinde önemli çalışmalar yapmıştır.

FORTRAN

Bilimsel ve teknik amaçlarla kullanılan bir bilgisayar programlama dili. "Formula translation" ifadesinden kısaltmadır. Matematiksel ve bilimsel uygulamalara dönük, daha çok cebirsel formüllere, yer yer de İngilizceye benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.

APSİS

Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.

DETERMİNANT

Birkaç bilinmeyenli birinci dereceden eşitlik sistemlerini çözmede kullanılan yardımcı cebirsel anlatım.

TAMKARE

Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade.

DİZEY

Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris. İstatistikte, bir elemanlar topluluğunun düzenlenmiş biçimi, matris. Gerçek ve karmaşık sayıların dikdörtgen biçiminde tablosu, matris. Dikdörtgen biçiminde yatık, dik sıralardan yapılmış iki boyutlu sayılar dizisi. Uzbilimsel öğelerin cebirsel kurallara uygun olarak dizi ve dikeçler biçiminde düzenlenmesi.

AŞIRIYÜZEY

Öklit uzayındaki yüzey kavramının Öklit n-uzayına genellemesi : f, n değişkene bağlı bir çok terimli olduğunda denkleminin çizgesi, n boyutlu uzayda bir cebirsel aşırıyüzeydir.

BİRTERİMLİ

Sayıların ve değişken(ler)in çarpımlarından oluşan cebirsel deyim.

DEĞİŞTİRGEN

Değişkenlerin yanı sıra dursayı gibi görülen, ancak her yeni değeri için işlevi değiştiren cebirsel simge ya da sayı. Bir işlevin uzbilimsel yazımına giren, dileğe bağlı değerler alabilen bir nicelik.

SUMASYON

Aynı etki türüne sahip iki ilacın belirli dozlarda birlikte verildiklerinde oluşturdukları toplam etki, bunların aynı dozlarda tek başlarına verildikleri zaman oluşturdukları bireysel etkilerin cebirsel toplamına eşit olduğunda bu etkileşme biçiminin adı, aditif etki.

TERİM

Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

ÖBEKLEME

Çeşitli nitelikteki parçacıkları benzerliklerine göre ayırma. Cebirsel deyimlerde, gerekirse ayraç kullanarak, terimleri düzenleme ve çarpanları elde etme.