Sonu BİRLEŞEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "birleşen" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu birleşen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında birleşen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde birleşen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİRLEŞEN

Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay).

  -   -   -  

Anlamında BİRLEŞEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRLEŞEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİM

Temel: Bu evin himi çürüktür. Köşe, aralık: Himden sepeti çıkar. Çalılık, dikenlik yer. Büyük taş. Arapça kökenli him: Duvarın temelle birleşen kenarları (Erzincan Merkez). Temel. Arapça kökenli him:temel; sır.

KAMP

Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri. Belli bir düşünce çevresinde birleşen topluluk. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer. Kurum ve kuruluşlarda çalışanların dinlenmek, eğlenmek için gittikleri konaklama yeri. Bu yerde konaklama.

BAYIRLIK

Birleşenleri, bir sayıl işlevin x, y, z yerlemlerine göre tikel türevleri olarak tanımlanan yönleçsel işlev.

KÖŞEBENT

Bir yere fotoğraf yapıştırmaya yarayan, üçgen biçiminde arkası zamklı küçük kâğıt. Birleşen iki kereste vb.ni tutturmaya yarayan, dik açı biçiminde bükülmüş demir, L demiri.

ÇİFTKIRILIM

Kimi buzsuların ve yoğruk özdeklerin ışık ışınlarını geçirirken iki birleşene ayırması; bunlardan biri genellikle kırılım yasalarına uyar, öteki uymaz.

EŞDÖNÜŞÜR

Belirli bir öbeğe göre konsayı dizgesi değiştirildikçe görünümünü değiştirmeyen (gerey denklemleri), birlikte değişen (gerey bileşenleri). Yerlemler çatkısı değiştiğinde gergen birleşenleri birlikte değişen (öbekler).

HETEROGAMET

Birleşen ve birbirine benzemeyen gametlerin her biri. Erkek ve dişi olarak açıkca farklılaşmış, yumurta ve sperm üreten gamet. Birleşen ve birbirine benzemeyen gametlerin herbiri; anizogamet.

GERGEN

Tahta raf. Yönleçsel bir niceliğin birleşenlerini bir yerlemler çatkısından başka bir çatkıya dönüştürmeye yarayan bir büyüklük ya da bir işlevler kümesi. Kastamonu ili, İğdir bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

PİRAMİT

Tepeleri ortak bir noktada birleşen, tabanları da herhangi bir çokgenin birer kenarı olan birtakım üçgenlerden oluşmuş cisim, ehram. Mısır firavunlarının mezarı, ehram. Gösteri jimnastiklerinde, jimnastikçilerin, araçlı veya araçsız olarak birbirlerinin omuzlarında, dizlerinde oluşturdukları gösterişli ve düzenli biçimler.

AYRILGANLIK

Bir ortamda yayılan çeşitli sıklıkta dalga karışımını oluşturan birleşenlerin yayılma hızları (kırılım imleçleri) değişik olduğu için birbirlerinden ayrılmaları.

YIKAMA

Yıkamak işi. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.

BASTIRI

Bir ışımın bir birleşenini eleme.

DURAMATER

Santral sinir sisteminin en dışında yer alan elastik iplikli, dayanıklı, az sayıda damar içeren sert zar. Beyin boşluğunda periosteumla birleşen bu zara kalın olması nedeniyle pakimeninks adı da verilir.

EPONİŞİYUM

Tırnak kökünü örten deri katlanmaları. Tırnak kökünde yer alan tırnağın deriyle birleşen boynuzumsu katmanı.

VARYANT

Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol. Bir dil içindeki her türlü çeşitlenme. Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, değişke.

EPİFİZ

Omurgalılarda, birinci beyin karıncığından uzamış ve endokrin faaliyeti olan, vazotosin ve üreme olaylarını kontrol altında tutan melâtonin salgılayan bir bez. Pineal bez. Uzun kemiklerin uç bölgesi. 3.Parapineal organ. Beynin tabanında bulunan bir iç salgı bezi, pineal bez. Uzun kemiklerin gövde kısmıyla birleşen şişkin iki ucu. Bir iç-salgı çalışması olduğu sanılan, ara-beynin dorsalinde yerleşmiş bir bez. Uzun kemiklerin uç parçalarına verilen özel bir ad.

EPİSKLERA

Gözde skleranın dış yüzünü oluşturan, altta tenon kapsülüyle birleşen, damardan zengin gevşek bağ doku.

DENKLEŞTİRGEN

Ucaylı ışığın iki birleşeni arasındaki evre kaymasını ölçen aygıt.

GÜRÜLTÜ

Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.

ÇÖZÜMLEME

Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.