Kelimeler arşivi içinde; sonunda "binmek" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu binmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında binmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde binmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
İBİNMEK
Islanmak.
EBİNMEK
Çocuğu sırtına almak, sırtlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİNMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ARPINMAK
Tırmanmak, sırtına binmek.
EBİŞMEK
Çocuğu sırtına almak, sırtlamak. Birinin arkasına, sırtına binmek.
ÇAĞIRMAK
Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Binmek için bir araç istemek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.
GAYILMAK
Yığılmak, üstüste binmek.
ABIŞMAK
Çocuk sırta binmek: Abışıver kızım.
ARBIŞMAK
Yoktan kavga çıkarmak. Tutmak, yapmak: Şu işi arbıştım. Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Asılmak, tutunmak, tırmanmak, takılmak, çıkmak. Atılmak, saldırmak. Binmek.
BİNİŞMEK
İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.
ATLANMAK
Ata binmek. At edinmek. Atlama işi yapılmak.
BİNİVERMEK
Ansızın veya çabucak binmek.
ARBILMAK
Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Asılmak, tutunmak, tırmanmak, takılmak, çıkmak. Atılmak, saldırmak. Binmek. Birisine yük olmak. Birinin üstüne abanmak. Birine yük olmak.
GENİZSİLLEŞME
Dudak ünsüzünün geniz ünsüzüne dönmesi. Türkçede ve Türk lehçelerinde b sesinin m sesine dönmesi gibi. Geniz ünsüzlerinin benzeştirme yolu ile yakınındaki ünsüzleri kendi boğumlanma noktasına çekmesi olayı. Türk dilinin eski metinlerinde, bugünkü lehçelerde ve Anadolu ağızlarında yer alan bir olaydır: ET. ben>men, bin>min bin, bengü>mengü ebedi, bun>mun, Anad. ağzl. dinlemek>dinnemek dinlemek; anlatmak>annatmak, pınar>mınar pınar, bengi>mengi, beni>meni sevinç, binmek>minmek, nişanlı>nişannı, yanlış>yannış, parmak>mBamak (Aydın, Bozdoğan) vb.
ATLAŞMAK
Ayırdetmek. İki kişi bir ata binmek.
ABUŞMAK
Çocuk sırta binmek.
ARPIŞMAK
Abanmak, yaslanmak, dayanmak, yüklenmek. Binmek.
BİNEKTAŞI
Hayvana binmek için kullanılan taş, ya da yüksek yer. (Mimarlık) Eskiden, konak ya da sarayların önünde ata binmede kolaylık sağlayan ve üç dört ayak merdivenle çıkılan set.
BİNGİŞMEK
Birbiri üstüne binmek, karışmak, kaynaşmak, damar damar üstüne binmek. İki kişi bir hayvana sırayla binmek.
BİNGEÇMEK
Birbiri üstüne binmek, karışmak, kaynaşmak, damar damar üstüne binmek.
BİNGEŞMEK
Birbiri üstüne binmek, karışmak, kaynaşmak, damar damar üstüne binmek. Uyuşmak, felce uğramak. İki kişi bir hayvana binmek. İki kişi bir hayvana sırayla binmek. Kavga, doğuş etmek. Birbiri üzerine binmek. Birbiri arkasına binmek, anlaşmak. Birbirine uymak, birbiri arkasından gelmek. Birbiri arkasından, sıra ile binmek.
BİNME
Binmek işi.