BİLEZİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bilezik" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. bilezik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bilezik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bilezik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİLEZİK

Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.

BİLEZİKLEME

Tazının bileğinde çepeçevre açılan yara.

BİLEZİKLİ

Bileziği olan. Bilezik takmış olan.

  -   -   -  

Anlamında BİLEZİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİLEZİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

BURKAÇ

Dolaşık, çapraşık, eğri büğrü, eğri. Su çevrisi, girdap. Bol yetişen, feyizli. Altın bilezik.

TAKIŞTIRMAK

Küpe, bilezik, yüzük vb. süs eşyasını çokça takmak.

CINGIR

Eski bez, paçavra. Su veya süt taşınan kap, kova, bakraç. Eski, yırtık (elbise hakkında). İki üç aylık horoz. Açık, bulutsuz hava. Çok parlak. Boncuk, nazarlık. Cam bilezik. Su kabı. Kova. (Bölükbaşı Selim, İncesu Susuz, Eşmeyazı Kars).

BİLENZİK

Bilezik.

BÜLEZÜK

Bilezik.

BURMALİ

Burmalı, bir bilezik türü.

ALEVİR

Kiraz kabuğundan yapılan halka bilezik: Kaval yarılmadan bir alevir geçirelim.

BİLERZİYH

Bilezik.

BİLERZUK

Bilezik.

KÜNYE

Bir kimsenin adı, soyadı, ülkesi, doğumu, mesleği vb. bilgilerini gösteren kayıt. Soy sop ile ilgili kimlik bilgileri. Bu bilgilerden bazısının yazılı olduğu bilezik, kolye vb. metalden eşya.

KUYUMCU

Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.

MAHFAZA

İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. değerli süs eşyalarının saklandığı kutu.

BURMA

Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.

HALHAL

Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik.

BİLERZİK

Bilezik.

TAKI

Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

BİLERSÜK

Bilezik.

BİŞİL

Tandır ağzına oturtulan taş bilezik.

CINGIRDAMAK

Birbirine değen cam bilezikler ses çıkarmak. Yağ erirken ses çıkarmak. Hava açık, parlak ve soğuk olmak: Hava cıngırdayıp duruyor.