Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bilerek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bilerek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bilerek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bilerek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİLEREK
BİLEREK
İsteyerek, kasten.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİLEREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KASITLI
İsteyerek, bilerek yapılan, maksatlı.
KASTİ
Bilerek, isteyerek yapılan. Kasıtlı olarak, bilerek, isteyerek.
ANKASLEK
Bilerek, mahsus.
KAPALILIK
Kapalı olma durumu. Etkisini artırmak için anlamın bilerek, isteyerek kapalı bırakılması, ipham.
BİLİLTİZAM
Bile bile, bilerek ve isteyerek.
ANCEF
Bile bile, bilerek, istiyerek.
MAKSATLI
Bir amacı olan. Bilerek, isteyerek, kasıtlı olarak.
YATMAK
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
ESELET
Bilerek, isteyerek, kasten: Esaâlet söyledim, gulağına değsin de, utansın diye. Kasti olarak, mahsustan.
MÜFTEHİR
Bir şeyi övünç bilerek onunla sevinen, övünen, iftihar eden.
İLTİZAMİ
İsteyerek, bilerek yapılan.
HASIRALTI
"Bir işi isteyerek, bilerek ve haksız olarak yürütmemek, örtbas etmek" anlamındaki hasıraltı etmek deyiminde geçen bir söz.
MAHSUS
Özgü. Şakadan. Özel. Özellikle. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır. Belli, ortada, aşikâr. Duyulan, anlaşılan, hissedilen. Bilerek, isteyerek, kasten.
BİLESİYE
Bilerek: Bilesiye söyledi. Bilinceye kadar: Bilesiye dikkat etti.
KUSUR
Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.
GİZLEMEK
Saklamak, görünmeyecek, belli olmayacak bir yere veya bir duruma koymak. Beneklerle, çizgilerle veya renklerle bezeyerek bir şeyi bulunduğu çevreye uydurmak, alalamak, peçelemek, kamufle etmek. Bilerek ve isteyerek bir olguyu haber vermemek.
ESAALET
Bilerek, isteyerek, kasten: Esâalet söyledim, gulağına değsin de, utansın diye. Şakadan: Esâalet söyledim, sen de gerçek mi sandın?.
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
KASITSIZ
İsteyerek, bilerek yapılmayan, maksatsız.
BİLYAP
"Bilerek yap" anlamında kullanılan bir isim".