Kelimeler arşivi içinde; başında "bestel" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. bestel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bestel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bestel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BESTELENEBİLMEK, BESTELEYEBİLMEK, BESTELEYİVERMEK
BESTELENEBİLME, BESTELEYEBİLME, BESTELEYİVERME
BESTELENMEK, BESTELETMEK
BESTELEMEK, BESTELENME, BESTELETME
BESTELEME
BESTELİK
BESTELİ
BESTEL
BESTEL
Reçel. Meyvelerle ve bazı sebzelerle pekmezden yapılan bir çeşit tatlı. Bir çeşit sirke. Üzerinde beyaz veya siyah leke, benek bulunan hayvan. Siyah leke. Pestil, köfter. Pestil. Pekmezle yapılan bir çeşit tatlı.
BESTELENME
Bestelemek işi.
BESTELETME
Besteletmek işi.
BESTELEYİVERMEK
Çabucak bestelemek.
BESTELEME
Bestelemek işi.
BESTELEYİVERME
Besteleyivermek işi.
BESTELİ
Bestesi olan, bestelenmiş.
BESTELEYEBİLMEK
Besteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BESTELETMEK
Besteleme işini yaptırmak.
BESTELENEBİLMEK
Bestelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BESTELİK
Beste olma durumu.
BESTELEYEBİLME
Besteleyebilmek işi.
BESTELEMEK
Beste yapmak.
BESTELENEBİLME
Bestelenebilmek işi.
BESTELENMEK
Besteleme işine konu olmak, bestesi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BESTEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAKMATÜRKİ
Olaya ya da kimseye hemen orada düzülüp bestelenen türkü.
KANTAT
Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir veya bu şiirin orkestra eşliğindeki tek veya çok sesli bestesi.
YAKMAK
Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak. Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak. Güçlü sevgi uyandırmak. Kurutmak, zarar vermek. Çok sıcak olmak. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. Çok üşütmek. Karartmak. Işık vermesini sağlamak. Ateşle yok etmek. Silahla vurmak. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek. Isı etkisiyle zarar vermek. Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek.
MÜZİSYEN
Müzik eserleri yaratan, besteleyen veya besteleri çalan kimse, müzikçi.
OPERETÇİ
Operet metni yazan, besteleyen veya operette rol alan sanatçı.
SENFONİ
Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik eseri.
YAHMAK
Yakmak. Eski türkçe yakmak: yakmak; türkü bestelemek. Sürmek. Tutuşturmak.
TÜRKÜ
Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume.
ŞARKI
Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet.
OPUS
Bestecinin, besteleniş sırasına göre numaralanmış müzik eseri.
KAPRİÇYO
Çalgı veya ses için bestelenmiş, serbest biçimde parça.
CAZCI
Caz müziği çalan veya besteleyen kimse.