Kelimeler arşivi içinde; başında "berlik" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. berlik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu berlik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde berlik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BERLİK
BERLİK
Davar sağılan yer, ağıl.
Bu bölümde tanımı içerisinde BERLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RİSALET
Elçilik. Peygamberlik.
BİRLİKTELİK
Birlikte olma durumu, beraberlik.
DÖVER
Çatı ortasına uzatılan uzun ve kalın ağaç kiriş, mertek. Devlet: Seferberlikte biz yedi döverle harbettik. Evlerin birinci katındaki döşeme tahtalarının altındaki kalın ağaçlardan herbiri. (Akdağ Gelendost, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Hatay kenti, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
NÜBÜVVET
Peygamberlik.
KELAM
Söz. Söyleyiş biçimi, söyleme. Başta Tanrı'nın varlığı, birliği, peygamberlik ve ahiret olmak üzere İslamiyetin ana ilkelerini konu edinen bilim.
ELBİRLİK
Hep birlikte. Bir işi yapmak için birleşme, beraberlik, dayanışma.
KULAĞUZLAMAK
Yol göstermek, önüne düşüp götürmek, rehberlik etmek, delâlet etmek. Kılavuz olarak vermek, göstermek.
KARDEŞLİK
Kardeş olma durumu, karındaşlık, uhuvvet. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost. Birlik, beraberlik.
DESSANATI
Rençberlik. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
TAYIN
Asker azığı. Savaş veya seferberlik dönemlerinde vatandaşlara karneyle dağıtılan ekmek. Asker ekmeği.
İREÇBER
Rençper, çiftçi - ireçberniğne: rençberlik ile.
MUADELE
Eşitlik, beraberlik, denklik. Denklem. Anlaşılmaz iş.
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
DERİMEK
Gelmek: Seferberlikte zaptiyeden bir dayak yedim, aklım başıma derimedi.
KAZANMALIK
Uğraşman oyuncuların yengiyle ya da beraberlikle bitirdikleri bir karşılaşmadan sonra takımlarından aldıkları para armağanı.
BAŞDAŞLIK
Beraberlik, müsavat.
HABERSİZLİK
Habersiz olma durumu, bihaberlik.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
KILAVUZLUK
Kılavuz olma durumu veya kılavuzun işi, rehberlik. Bir gemiyi limana sokma veya limandan çıkarma işi. Bireyleri ilgi, anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım. Öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği. Kişiye, özellikle okul çalışmalarında ya da işinde kendisine en çok yarar, olanak sağlayabilecek etkinlikleri seçmesinde yardımcı olup yol gösterme.
MUCİZE
Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık. İnsan aklının alamayacağı olay. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay. Olağanüstü, şaşırtıcı.