Kelimeler arşivi içinde; sonunda "berli" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu berli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında berli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde berli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARABİBERLİ
ÇEMBERLİ, REHBERLİ, KAMBERLİ
BİBERLİ, HABERLİ, TEBERLİ, KABERLİ, KEBERLİ
BERLİ
BERLİ
Beri.
KABERLİ
Değerli, iyi : Elmas haberlidir.
BİBERLİ
İçine biber katılmış. Acı.
HABERLİ
Bir olay veya durum üzerine bilgisi olan, haberi olan. Haber vermiş veya almış olarak.
TEBERLİ
Teberi olan.
ÇEMBERLİ
Çemberi olan. Çember geçirilmiş olan.
KAMBERLİ
Diyarbakır ili, Bismil ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hatay ili, Altınözü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ilinde, Bafra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat şehri, Saraykent ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KARABİBERLİ
İçinde karabiber olan.
REHBERLİ
Rehberi olan.
KEBERLİ
Diyarbakır şehri, Tepe bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa şehrinde, Payamlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa kenti, Suruç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BERLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARDEŞLİK
Kardeş olma durumu, karındaşlık, uhuvvet. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost. Birlik, beraberlik.
BAŞDAŞLIK
Beraberlik, müsavat.
HABERSİZLİK
Habersiz olma durumu, bihaberlik.
BASAKKÖY
Şırnak ili, Haberli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HABERLİLİK
Haberli olma durumu.
DAĞILMAK
Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak.
GERDEL
Süt vb. şeyler koymaya, hayvanlara yem vermeye yarayan kova biçiminde tahta veya deriden kap. Gemilerde temizlik işlerinde kullanılan, saç veya pirinç çemberli tahta kova.
ÇÖZÜLMEK
Çözme işine konu olmak. Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak. Dağılmak, çökmek. Gevşemek, güçsüz kalmak. Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.
NÜBÜVVET
Peygamberlik.
MUADELE
Eşitlik, beraberlik, denklik. Denklem. Anlaşılmaz iş.
KELAM
Söz. Söyleyiş biçimi, söyleme. Başta Tanrı'nın varlığı, birliği, peygamberlik ve ahiret olmak üzere İslamiyetin ana ilkelerini konu edinen bilim.
AKKOYUNLU
Afyon kenti, Başmakçı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Afyon ilinde, Çobanlar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Yoğun bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İzmir şehri, Tire ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şırnak ili, Haberli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HABERDAR
Haberli, bilgili.
BİRLİKTELİK
Birlikte olma durumu, beraberlik.
BİLGİLİ
Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.
MUCİZE
Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylar, hâller, tansık. İnsan aklının alamayacağı olay. İnsanları hayran bırakan, tabiatüstü sayılan olay. Olağanüstü, şaşırtıcı.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
AGAH
Bilir, bilgili. Haberli. Bilen, bilgili, haberli, uyanık.
TAYIN
Asker azığı. Savaş veya seferberlik dönemlerinde vatandaşlara karneyle dağıtılan ekmek. Asker ekmeği.