Kelimeler arşivi içinde; başında "belgi" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. belgi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu belgi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde belgi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BELGİTLEYİCİ
BELGİLENMEK, BELGİSİZLİK
BELGİLEMEK, BELGİNLEME
BELGİLEME, BELGİNLİK, BELGİNSİZ, BELGİTLİK
BELGİSİZ, BELGİZAR
BELGİLİ
BELGİN, BELGİR, BELGİT
BELGİ
BELGİ
Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik, alamet, nişan. Şiar.
BELGİNLİK
Belgin olma durumu, sarahat.
BELGİSİZ
Belirsiz.
BELGİLENMEK
Belirmek, meydana çıkmak.
BELGİNLEME
Gösterme zamir veya sıfatlarının bir şeyi kesinlikle ve üzerinde durarak işaret etme görevi (BELGİNLEYİCİ, Déictique, Epidéictique ou Epidictique; BELGİNLEME EDATI, Particule déictique).
BELGİLEMEK
Belgi ile göstermek.
BELGİZAR
Armağan, hatıra, anmalık, bergüzar.
BELGİLİ
Belgiye dayanan, belirli olan.
BELGİR
Kötü at.
BELGİTLİK
Bankalarda kullanılan ve içlerinde indirimli tecimsel belgitler saklanan belgitlik.
BELGİTLEYİCİ
Sözleşme, belgit ve diğer belgeleri doğrudan doğruya yasalarıyla istenilen biçimde düzenleyerek onaylayan ve bunların tıpkılarını yanında saklayan ve bu işleri yapmak üzere devletçe yetkilendirilen kişi.
BELGİSİZLİK
Belirsizlik.
BELGİT
Senet. Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru diye kabul edilen başka önerme, hüccet, burhan.
BELGİN
Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan, sarih.
BELGİLEME
Belgilemek işi.
BELGİNSİZ
Belgin olmıyan (BELGİNSİZLİK, İpham, Imprécision).
Bu bölümde tanımı içerisinde BELGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RESİMLEMECİLİK
Yirminci yüzyılın başlarında İngiliz şairi Richard Aldington tarafından kurulmuş ve Amerika'ya da geçmiş bir şiir çığırıdır. Bu çığır sanat tekniği ve konu seçimi bakımından serbest olduğu gibi gizemcilikten (Mysticisme'den) ve belirsizlikten kaçınır ve doğrudan doğruya fikir söylemekten çekinerek fikir ve duyguları renk ve çizgi gibi kullandığı belgin ve berrak kelimelerle sanki resimleyip telkin eder.
BURHAN
Kanıt. Belgit.
BELİRSİZLİK
Belirsiz olma durumu, belgisizlik, müphemiyet, vuzuhsuzluk.
BELİRSİZ
Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem.
AKTARAN
Tecimsel belgitleri imzalayan, aktarımı yapan kişi.
AKTARILAN
Tecimsel belgitlerin aktarımı yararına yapılan kişi.
HÜCCET
Belgit. Tanıt.
İÇİNDİRİM
Belgitin şimdiki değeri üzerinden yapılan indirim.
ÖDENMEME
Tecim belgitlerinin (ödek, borç belgiti) ilgilisince önelinde ödenmemesi.
ÖDEK
Korkak. Zarar ödentisi. Borç senedi. Pencere. Çanak biçimindeki çamuru taşa vurup patlatarak oynanan bir çocuk oyunu. Ördek. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan futbol oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Zaman, tazminat, ödenilmesi gereken şey. Çankırı şehri, Şabanözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Mursal nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ŞİAR
Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik, belgi. Ülkü, düstur.
BAŞABAŞ
Eşit biçimde alışveriş, takas. Tam, eşit. Durağan olmayan bir özdeğin, bir belgitin, bir yabancı paranın bilinen değeri ile sataktaki geçer değerinin birbirine eşit olması. Koşucuların yarışı birlikte bitirmeleri. Bu durumda, yarış türüne göre ya verilen ödül bölüştürülür ya koşucular dönü atlar ya da koşu yenilenir.
ÖNANAMAL
Yaygın ortaklık kuruluşları için, kurucularınca anamalın tümünü oluşturmak için verilen her çeşit başlangıç anamalı, (para, pay belgiti, borç ve alacak belgitleri, döşeme, demirbaş, bina ve benzeri mallar).
HİYİKLEMEK
Belgilemek, saptamak. İnsan ya da hayvan ürkerek başını dik tutup bakınmak.
KAPALICALIK
Etkisini artırmak için anlamı bilerek, isteyerek kapalıca bırakış. Karşıtı: açıklık, belginlik.
ÖZENCE
Bir yerde çalışanlara kazançtan dağıtılan ya da iyi çalıştıkları için aylık dışı verilen para. Piyango bileti ve kimi pay belgitleri iyelerine belirli zamanlarda ad çekilerek dağıtılan para.
SARAHAT
Belginlik.
SENET
Bir kimsenin yapmaya ya da ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit. Dayanılan veya dayanılacak olan şey.
SARİH
Açık, kolay anlaşılır, belli, belirgin, belgin.
GÖRÜLDÜĞÜNDE
İlgilisine gösterilerek ödenmesi istenilen tecim belgitlerinde kullanılan bir deyim.