Kelimeler arşivi içinde; başında "beh" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. beh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu beh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde beh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BEHİMİLİK, BEHÇETİYE, BEHDEMSİZ, BEHERGLAS, BEHEMEHAL
BEHAGGIN, BEHRESİZ, BEHİKMEK
BEHEME, BEHELİ, BEHİCE, BEHDEM, BEHİME, BEHİMİ, BEHÇET, BEHİRE, BEHİŞT
BEHER, BEHEY, BEHİÇ, BEHİR, BEHRE
BEHİ
BEH
BEH
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Bir şey satın alınırken veya yaptırılırken, önceden verilen bir miktar para, pey. Korkutma ünlemi. Köpekleri çağırma ünlemi. Her halde, ne olursa olsun, ne yapıp yapıp: Ben buradan gideceğim beh. Evlenirken veya nişanlanmadan önce oğlan ve kız taraflarının birbirlerine yolladıkları hediyeler. Anlaşma, söz: Bu gizin behini aldıh. Alışverişte önceden verilen para, pey. Depozito; beh vermek.
BEHİKMEK
Şaşkınlıkla karışık korku duymak, irkilmek, ürkmek, uykudan sıçrayarak korku ile uyanmak, afallamak, şaşırmak.
BEHÇETİYE
Eskişehir şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BEHDEMSİZ
Beceriksiz, eli işe yakışmaz, kabiliyetsiz.
BEHEMEHAL
Her hâlde, ne olursa olsun, ne yapıp yapıp, mutlaka.
BEHİMİ
Hayvanca, hayvana yakışır bir biçimde olan (duygu).
BEHEME
Ahmak, aptal.
BEHİCE
Şen, güzel, güler yüzlü ve şirin. Rize ili, Çamlıhemşin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BEHÇET
Sevinç.
BEHAGGIN
Arapça kökenli bi-hakkın: bihakkın, hakkıylAr.
BEHRESİZ
Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre.
BEHİME
Dört ayaklı hayvan.
BEHELİ
Evet.
BEHERGLAS
Silindir biçiminde cam deney çubuğu, beher (II).
BEHİMİLİK
Behimi olma durumu.
BEHDEM
Kabiliyet, elinden iş gelme, beceriklilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde BEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENZEŞLİK
Benzeş olma durumu, müşabehet.
BİBEHRE
Behresiz.
EBEH
Şaşma bildirir ünlem. Acı bildirir ünlem. Birini korkutmak için söylenir: Kapının arkasına saklanmış ebeh diye beni korkuttu. Seslenme ünlemi.
CENNET
Dinî inanışlara göre imanlı, dünyada iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt. Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer. Çok güzel, huzur veren (yer). Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer.
SEBBAH
Sabah, bk. sebbeh, sebeh.
TANSIMA
Benzetmeliğin (=müşebbehin) pek zarif gösterilmesi.
PELÜL
Behlül.
EŞ
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner. Kuma, ortak. Arkadaş. Döl eşi. Birbirine düşman kimseler: Behey insan sen bunun eşi misin de bu kadar eksik tarafını arıyorsun. İnsan ve hayvanlarda doğum sırasında, bebek ya da yavrudan sonra gelen etsi madde, son, etene. İyi. Eş, benzer. Eğiş. Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocukla eş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar. Etene. Karı ve kocadan her biri. Arkadaş, dost, yâr. Nazır, benzer, şerik.
BEHER
Her bir. Beherglas.
SEBEH
Sabah, yarın. Sabah, bk. sebbah, sebbeh.
ÜLÜLÜ
Hıssament, behrement.
SEBBEH
Sabah, bk. sebbah, sebeh.