Kelimeler arşivi içinde; başında "becerme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. becerme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu becerme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde becerme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BECERME
Becermek işi.
BECERMEK
Güç görünen bir iş veya duruma çözüm bulmak, üstesinden gelmek. Irzına geçmek, kirletmek. Bir şeyi kullanılmaz duruma getirmek, bozmak, kirletmek. Birini öldürmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BECERME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEŞERME
Elinden iş gelme, becerme.
BEŞİMEK
Başarmak, becermek.
BECERİVERMEK
Çabucak becermek.
BECERLEMEK
Kötü bir işin hakkından gelmek. Dayak atmak. Irzına geçmek. Başarmak, becermek. Başarmak, becermek, güçlüğü yenmek. Güç kullanarak cinsel ilişkide bulunmak. Dövmek.
BEŞERMEK
Başarmak, becermek.
BECERTMEK
Becerme işini yaptırmak.
APARTMAK
Aparma işini yaptırmak. Çalmak, aşırmak, alıp kaçmak, habersiz götürmek, gizlice almak. Götürmek, alıp götürmek. Kaldırmak. Aldatmak, kandırmak. Çaldırtmak. Yağma etmek. Yemek atıştırmak, obur gibi yemek. Bir işin hakkından gelmek, becermek. Kendi çıkarına çalışmak, el altından iş yapmak. Vaz geçirmek, caydırmak. Mübalâğalı konuşmak, mübalâğa etmek. Uğrulamak, çalmak.
KIVIRMAK
Herhangi bir şeyi bükmek. Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek. Yapmak istememek, yan çizmek. Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek. Kenarından katlamak. Saptırmak, çevirmek. Uydurup söylemek. Dolandırmak. Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek.
ÜSTE
"Fazladan vermek, ödemek" anlamındaki üste vermek, "fiyatı artırmak eklemek, katmak" anlamlarındaki üste vurmak deyimlerinde geçen bir söz. "Başarmak, becermek" anlamındaki üstesinden gelmek deyiminde geçen bir söz.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
BEŞERLEME
Tarlada biçilen ekinin, susamın destelenerek bir araya toplanması. Atın dörtnala koşusu. Ramazanın yalnız başında, ortasında ve sonunda oruç tutma. Elinden iş gelme, becerme.
APRAMAK
Korunmak, kendini kollamak. Üstesinden gelmek, becermek.
BECERTLEMEK
Başarmak, becermek, güçlüğü yenmek.
BECARMEK
Becermek.
BEŞERİK
Elinden iş gelme, becerme.
BECERİLMEK
Becerme işine konu olmak.
BECELLEMEK
Başarmak, becermek. Başarmak, becermek, güçlüğü yenmek.
BECEREBİLMEK
Becerme imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYDURMAK
Uymasını sağlamak. Cinsel birleşmede bulunmak, becermek. Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak. Elde etmek, sağlamak, bulmak.
KONUŞMAK
Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.