Kelimeler arşivi içinde; başında "bağı" olan, toplam 124 adet kelime bulunmaktadır. bağı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bağı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bağı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BAĞIMLILAŞABİLMEK, BAĞIMLILAŞTIRILMA, BAĞIMSIZLAŞTIRMAK
BAĞIMLILAŞABİLME, BAĞIMLILAŞTIRMAK, BAĞIMSIZLAŞTIRMA
BAĞIMLILAŞTIRMA, BAĞIŞLANABİLMEK, BAĞIŞLATABİLMEK, BAĞIŞLAYABİLMEK, BAĞIŞLAYIVERMEK, BAĞITLANABİLMEK, BAĞITLAYABİLMEK
BAĞILYÜKSEKLİK, BAĞIMSIZLAŞMAK, BAĞIŞLANABİLME, BAĞIŞLATABİLME, BAĞIŞLAYABİLME, BAĞIŞLAYIVERME, BAĞITLANABİLME, BAĞITLAYABİLME
BAĞILNEMLİLİK, BAĞIMLILAŞMAK, BAĞIRTABİLMEK, BAĞIŞLATILMAK
BAĞIMLILAŞMA, BAĞINTICILIK, BAĞINTILILIK, BAĞIRTABİLME, BAĞIRTTIRMAK, BAĞIŞLAMASIZ, BAĞIŞLATILMA
BAĞIMLAŞMAK, BAĞIMSIZLIK, BAĞIRTTIRMA, BAĞIŞIKLAMA, BAĞIŞLAMALI, BAĞIŞLANMAK, BAĞIŞLATMAK, BAĞITLANMAK, BAĞITLAŞMAK
BAĞIMLAMAK, BAĞIMLAŞMA, BAĞIMLILIK, BAĞIRKÖPEN, BAĞIRSALIK, BAĞIRSAMAK, BAĞIRSILIK, BAĞIŞÇILIK, BAĞIŞDAMAH, BAĞIŞIKLIK, BAĞIŞIMLIK, BAĞIŞLAMAK, BAĞIŞLANAN, BAĞIŞLANIŞ, BAĞIŞLANMA, BAĞIŞLATIŞ, BAĞIŞLATMA, BAĞIŞLAYAN, BAĞIŞLAYIŞ, BAĞITÇILAR, BAĞITLAMAK, BAĞITLANIŞ, BAĞITLANMA, BAĞITLAŞMA, BAĞITLAYIŞ
BAĞICILIK, BAĞIMLAMA, BAĞINTICI, BAĞINTILI, BAĞIRÖHVE, BAĞIRTGAN, BAĞIRTKAN, BAĞIRTLAH, BAĞIRTLAK, BAĞIRTLAZ, BAĞIRTMAK, BAĞIŞLAMA, BAĞIŞLAYI, BAĞITLAMA
BAĞILCAK, BAĞILDAK, BAĞILLIK, BAĞILNEM, BAĞIMSIZ, BAĞIRDAK, BAĞIRGAN, BAĞIRLIK, BAĞIRMAK, BAĞIRMEK, BAĞIRSAK, BAĞIRSIH, BAĞIRSIK, BAĞIRTAH, BAĞIRTMA, BAĞIŞHAN, BAĞIŞLAR, BAĞIŞTAŞ, BAĞITLAK, BAĞITSIZ
BAĞICAK, BAĞILLI, BAĞIMLI, BAĞINTI, BAĞIRMA, BAĞIRTI, BAĞIRYA, BAĞIRZA, BAĞIŞÇI, BAĞIŞIK, BAĞIŞLI, BAĞITÇI, BAĞITLI, BAĞIVAR
BAĞICI
BAĞIK, BAĞIL, BAĞIM, BAĞIN, BAĞIR, BAĞIŞ, BAĞIT, BAĞIZ
BAĞI
BAĞI
Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.
BAĞITLAYABİLMEK
Bağıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞIMLILAŞTIRMA
Bağımlılaştırmak işi.
BAĞIŞLATABİLMEK
Bağışlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞIŞLAYABİLMEK
Bağışlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞIMSIZLAŞMAK
Bağımsız duruma gelmek.
BAĞIMSIZLAŞTIRMA
Bağımsızlaştırmak işi.
BAĞIMLILAŞABİLMEK
Bağımlılaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞIMLILAŞTIRILMA
Bağımlılaştırılmak işi.
BAĞIMLILAŞABİLME
Bağımlılaşabilmek işi.
BAĞILYÜKSEKLİK
Herhangi bir yerin (örneğin bir dağın), anataban düzeyi olan deniz yüzünden değil de, kendi tabanına göre ölçülen yüksekliği.
BAĞIŞLAYIVERMEK
Çabucak bağışlamak.
BAĞITLANABİLMEK
Bağıtlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞIMSIZLAŞTIRMAK
Bağımsız duruma getirmek.
BAĞIMLILAŞTIRMAK
Bağımlı duruma getirmek.
BAĞIŞLANABİLMEK
Bağışlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHŞA
Bağır.
AFFETME
Bağışlama.
ALAKA
İlgi. Gönül bağı.
AFFOLUNMAK
Bağışlanmak.
ANTİKOR
Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
APANDİS
Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü.
ANIRMAK
Eşek bağırmak.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
ARMAĞAN
Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.
AFFEDİLME
Bağışlanma.
AFFEDİLMEK
Bağışlanmak.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
ASKARİT
Bağırsak solucanı.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
AFFETTİRMEK
Bağışlanmasını sağlamak.