Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bazofil" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bazofil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bazofil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bazofil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAZOFİL
BAZOFİL
Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAZOFİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAZOFİLOPENİ
Kanda bazofil sayısının azalması.
PROMONOSİT
Hafifçe çentikli çekirdeği ve bazofilik sitoplazması olan monosit öncüsü hücre.
GRANÜLOSİT
Sitoplazmalarında yaygın granüller bulunan nötrofil, eozinofil ve bazofil lökositler.
PROMİYELOSİT
Akyuvar yapımında miyeloblasttan sonra gelişen, azurofil granüllerin ilk defa belirginleştiği, bölünerek miyelositlere dönüşen hücre, progranülosit. Promiyelositler granüllerinin özelliklerine göre; promiyelositus nötrofilikus adı verilen nötrofil promiyelosit, promiyelositus asidofilikus adı verilen eozinofil promyelosit ve promiyelositus bazofilikus adı verilen bazofil promiyelosit olmak üzere üç grubu oluştururlar.
HEPARİN
Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.
RETİKÜLOSİT
Olgun kırmızı kan hücrelerinin geliştiği öncü hücreler. Eritroblastlarla olgun alyuvarlar arsındaki geçiş döneminde olan ve sitoplazmalarında bazofilik RNA kalıntıları içeren, toplam alyuvarların yaklaşık % 1'ini oluşturan olgunlaşmamış alyuvar çeşidi, polikromatofil alyuvar.
BAZOFİLİ
Kanda bazofil sayısının artması.
NEKROBİYOZ
Bir organizmanın ölümünden sonra hücre faaliyetinin bir süre devamı; canlı dokudaki bazı hücrelerin fizyolojik olarak parçalanması. Apoptozis. Atların nodüler nekrobiyozisinde olduğu üzere dermiste kollajen ipliklerin şişmesi, bazofilik görünümü ve bütünlüğünün bozulmasıyla belirgin kollagen dejenerasyonu. Bir organizmanın ölümünden sonraki göze çalışması; göze düzeninin bozulmasından sonra bazı hayatsal çalışmaların bir süre için devamı; canlı dokudaki bazı gözelerin fizyolojik olarak parçalanması.
IGE
Serum immünoglobulinlerinde % 1'den daha az oranda bulunan, 8.2 S çökelme kat sayısına sahip, 190000 molekül ağırlığında, %11 oranında karbohidrat içeren, mast hücreleri ve bazofillere bağlanan, alerjik reaksiyonlarla birlikte görülen bir insan immünoglobülini. İmmünoglobulin E.
DEGRANÜLASYON
Yerel iltihaplanmalarda ya da bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb.nin sitoplâzmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel iltihaplanmalarda veya bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler gibi hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel yangılarda veya kimi alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler ve benzerleri hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılarak kaybedilmesi.
KLASMATOSİT
Bazı dokularda bulunan değişken bazofil lökosit ya da makrofaj.